Doğum ağrısının nedenleri nelerdir?
Doğum sırasında ağrının iki ana nedeni vardır; duygusal ve işlevsel nedenler.
Duygusal acının nedenleri “korku ve bilgi eksikliği” dir. Bu faktörler doğum ağrısının şiddetini olumlu veya olumsuz etkileyebilir.
Doğum konusunda eğitimli ve bilgili olmak ağrıyı tamamen bitirmeyebilir ancak ağrıyla nasıl başa çıkacağımıza yardımcı olur. Böyle bir eğitim almış bir aday, acıya çok daha kolay direnebilir ve üstesinden gelebilir.
Doğum ağrısının ana nedenleri fonksiyonel olanlardır. Rahim kasılmaları, serviksin açılması, bebeğin aşağı doğru hareketi ve doğum sırasında tıbbi müdahale veya bazı fonksiyonel nedenler. Bu bölgedeki sinirsel uyarı mesajları, ağrının hissedildiği beyne gönderilir.
Epidural anestezi vücudun belirli bir bölgesinden gelen mesajların beyne gönderilmesini engelleyen bir tür bölgesel anestezidir.
Bir anestezi uzmanı (anestezi uzmanı) tarafından uygulanır. Doğum sırasında ağrıyı gidermenin en etkili yolu; ancak, yalnızca bu amaç için kullanılmamaktadır.
Sezaryen (bel altı) gibi birçok büyük cerrahi operasyon epidural anestezi altında yapılabilmektedir.
Uygulamanın arkasındaki prensip, omuriliği (dura) çevreleyen zara anestezik enjekte etmek ve sinirlerdeki mesajları engellemek; böylece ağrı kesici sağlar.
Bölgedeki motor duyu sinirleri de baskılanırsa anestezi bölgenin altında da etkili olur ve hareket kabiliyeti de ortadan kalkar. Kişi geçici olarak bacaklarını ne hissedebilir ne de hareket ettirebilir. Sezaryen ameliyatlarında uygulanan epidural anestezi türüdür.
Epiduralin amacı sadece doğum (doğal/vajinal doğum) sırasındaki ağrıyı gidermek olduğundan, epidural bölgesel anestezikler güçlü ağrı kesiciler eşliğinde daha küçük dozlarda verilir. Böylece motor duyu kaybı olmayacağı için anne ağrı hissetmese de dokunuşu hissedebilir ve bacaklarını hareket ettirebilir.
* Düşük doz anestezik vererek annenin doğum sırasında dolaşması mümkündür.
İçinde doğal doğumRahim kasılmaları düzenli hale gelip servikal açıklık yaklaşık 4 cm'ye ulaştığında (bu döneme doğum ağrısının başladığı “aktif faz” denir) epidural anestezi uygulanabilir.
Anne yan yatar veya oturur pozisyonda kateterin (ince tüp) takılacağı bölge antiseptik solüsyonlarla temizlenir ve steril bez ile örtülür.
Daha sonra kateterin takılacağı nokta enjeksiyonla yatıştırılır ve daha sonra kateter dura zarının etrafındaki epidural boşluğa alt sırttaki dikenlere kadar hareket ettirilip itilerek yerleştirilir.
Kateterin vücut dışında kalan kısmı, arka kısmındaki alçılar kullanılarak, hareket etmemesi ve kaymaması için sabitlenir ve sabitlenir.
Böylece gerektiğinde kateterin bu dış kısmından bir enjeksiyon iğnesi kullanılarak istenilen miktarda lokal anestezik enjekte edilebilir.
Normal doğumda kateterden ilaç enjekte edildikten yaklaşık 15 dakika sonra anne kasılmaları hissetmesine rağmen ağrı hissetmez. Doğum uzun sürerse veya ilaç etkisini yitirmeye başlarsa ve hasta ağrıyı hissetmeye başlarsa ek dozlar uygulanabilir. Böylece doğum tamamlandıktan sonra epizyotomi için ek anesteziye gerek kalmayacaktır.
Vajinal doğumdan hemen sonra ve sezaryenden yaklaşık 24-36 saat sonra kateter çıkarılır ve işlem sonlandırılır.
Kateterin anestezik nedenlerle takılması kolay tolere edilir ve ağrısızdır.
Kateter epidural boşluğa girdiğinde bacakta elektrik çarpması gibi bir his dışında hasta herhangi bir rahatsızlık hissetmez. İşlemdeki en önemli nokta anestezi uzmanının tecrübesidir.
![]()
Sanılanın aksine epidural anestezinin riskleri deneyimli bir anestezi uzmanı tarafından yapıldığında çok azdır.
En sık görülen yan etki düşük tansiyondur (hipotansiyon). Bu durumu önlemek için uygulamadan hemen önce damarlardan yaklaşık bir litre sıvı hızla verilerek doldurulması sağlanır.
Ayrıca işlem sonrası baş ağrısı, yetersiz anestezik nedeniyle tek taraflı anestezi etkisi, hafif alerji ve deri döküntüsü vakaları, enfeksiyon, ıkınma hissini baskılayarak doğum süresinin uzaması, idrar yaparken geçici zorluklar ve çok nadiren felç olabilir. geliştirmek.
İşlem deneyimli eller tarafından yapıldığında bu tür durumların olma olasılığı çok düşük olmaktadır.
Epidural anestezi, modern mobstetrikte 25 yılı aşkın süredir kullanılan ve hem vajinal hem de sezaryen doğumda konfor ve ağrı kesici sağlayan bir işlemdir. Her anne bu uygulamadan faydalanması için teşvik edilmelidir. Genel ANESTEZİ epidural anesteziden daha fazla risk taşır.
Dişi ve Erkek Yavrular için Sperm Ayıklama
Sperm ayıklama, sperm hücrelerini taşıdıkları cinsiyet kromozomları gibi belirli özelliklere göre ayırmak için kullanılan bir tekniktir. Bu yöntem, belirli bir cinsiyette çocuk sahibi olma olasılığını artırmak isteyen çiftler için özellikle değerlidir. Swim-Up yöntemi bu amaçla yaygın olarak kullanılan tekniklerden biridir ve yaklaşık 65%'ye kadar doğruluk oranı sunar.
Sperm ayırma, X (kadın) veya Y (erkek) kromozomu taşıyan sperm hücrelerini seçmek için kullanılan bir gebelik öncesi tekniktir. Çiftler, bir sperm türünün oranını artırarak doğacak çocuklarının cinsiyetini etkileyebilirler. Bu yöntem genellikle İn Vitro Fertilizasyon (IVF) veya İntrauterin İnseminasyon (IUI) gibi yardımcı üreme teknolojileri ile birlikte kullanılır.
Swim-Up yöntemi, göreceli basitliği ve etkinliği nedeniyle sperm ayıklama için yaygın olarak tanınan bir tekniktir. Sağlıklı spermlerin doğal hareketliliğinden yararlanarak onları daha az aktif veya hareketsiz spermlerden ve semen örneğindeki diğer döküntülerden ayırır.
Swim-Up yöntemi, X ve Y spermleri arasındaki doğal hareketlilik farklılıklarına dayanır. Araştırmalar X sperminin yüzme hızında hafif bir avantaja sahip olabileceğini gösterse de, 65%'nin genel doğruluğu sperm özelliklerindeki doğal değişkenliği ve örtüşmeyi yansıtmaktadır.
Swim-Up yöntemiyle sperm ayrıştırma, genellikle yardımcı üreme prosedürlerine entegre edilir:
Cinsiyet seçimi için sperm ayıklama, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli etik soruları gündeme getirmektedir:
Bireylerin ve çiftlerin bu etik hususları göz önünde bulundurmaları ve sperm ayırma prosedürlerine geçmeden önce tıp uzmanlarına ve danışmanlara danışmaları çok önemlidir.
Biyoteknolojideki gelişmeler, daha yüksek doğruluk, daha düşük maliyet ve en aza indirilmiş etik kaygıları hedefleyerek sperm ayırma tekniklerini geliştirmeye devam etmektedir. Ortaya çıkan araştırma alanları şunlardır:
Bu gelişmeler, sperm sınıflandırmanın etkinliğini ve erişilebilirliğini artırarak potansiyel ebeveynler için daha fazla seçenek sunmayı vaat ediyor.
Swim-Up yöntemi kullanılarak yapılan sperm ayıklama, yavrularının cinsiyetini etkilemeyi amaçlayan çiftler için pratik bir yaklaşım sunmaktadır. Orta düzeyde doğruluk sunarken ve nispeten erişilebilir olsa da, faydaları sınırlamalar ve etik hususlar karşısında tartmak önemlidir. Doğurganlık uzmanlarına danışmak ve mevcut çeşitli yöntemleri anlamak, bireylerin üreme hedefleriyle uyumlu bilinçli kararlar almalarına yardımcı olabilir.
Daha fazla bilgi için:
Başka sorularınız varsa veya sperm ayırma prosedürleri, Fertile Plus hizmetleri veya yardımcı üreme teknolojileri hakkında ayrıntılı bilgiye ihtiyacınız varsa, lütfen çekinmeyin uzanmak. Uzmanlarımız, ihtiyaçlarınıza göre kişiselleştirilmiş rehberlik ve destek sağlamak için hazırdır.
Rı Witness sistemi güvenlik sistemi bilgisayar sistemi olarak da bilinen gelişmiş bir bilgisayar sistemidir. Bu sistem tüp bebek laboratuvarlarında kullanılmaktadır. Laboratuvarlarda kullanılan sistem ile yapılan tüm işlemler kontrol altında tutulmaktadır. Rı Witness hasta tanık sistemi güvenliği sağlayan ve koruyan bir sistemdir. Özel olarak geliştirilen bu sistem ile yapılan işlemler 7/24 izlenir ve kontrol edilir. Rı Witness hasta tanık sistemi otomatikleştirilmiş bir sistemdir. Otomatize sistem, hata payını sıfırlayan bir sistemdir. Otomatik olarak çalışan bu sistem, çalışma alanına yerleştirilen tüm malzemeleri kontrol eder ve hasta tanımlamasını kontrol eder. Bu sayede hata payını sıfırlar. Rı Witness hasta tanık sistemi in vitro fertilizasyon için kullanılan bir sistemdir. Bu sistem ile laboratuvar ortamında yapılır;
Rı Witness sistemi yukarıdaki işlemlerden sorumludur. Sistem kimlik kontrolü yapar ve verileri kaydeder.
Rı Witness Hasta Şahitlik Sistemi Hasta İçin Neden Önemlidir?
Rı Witness hasta tanık sistemi güvenle tercih edilebilecek bir sistemdir. Özel olarak geliştirilen bu sistem hastaların daha rahat etmesi açısından önemlidir. Rı Witness sistemini kullanan bir merkez tercih edildiğinde işlemlerin en güvenli koşullarda yapılması sağlanır. Hastanın tüm tedavi adımları sürekli kontrol altındadır. Kullanılan sistemin en önemli özelliği insan hatalarını ortadan kaldırmasıdır. Rı Witness sistemi sayesinde oluşabilecek insan hataları ortadan kaldırılmaktadır. Laboratuvarlarda dikkat dağınıklığı veya yoğunluktan dolayı bazı aksilikler yaşanabilir. Bu aksaklıklar tedavi sürecinde aksamalara neden olabilir. Rı Witness hasta tanık sistemi otomatik bir sistemdir. Dolayısıyla dikkat dağınıklığı ya da yoğunluk nedeniyle oluşabilecek hataların önüne geçer. Bu sayede sistem daha güvenli koşullarda kullanılır. Rı Witness sistemi sayesinde embriyonun inkübatör dışında geçirdiği süre çok azdır. Sistem hızlı çalışır ve işlemi yapan kişinin materyalleri okuması gerekmez.
Rı Witness hasta tanık sistemi özel olarak geliştirilmiş bir sistemdir. Bu sistemi kullanan laboratuvarlar yüksek güvenlik önlemleri altında çalışmaktadır. Rı Witness sistemini kullanan bir laboratuvar ile çalışmak size güven verir. Tedavi sürecinde uygulanan işlemler için belirli bir süreye ihtiyaç vardır. Bu süre içerisinde uygulanacak işlemlerin eksiksiz yapılması gerekir. Aynı zamanda uygulanan her işlemin doğru yapılması önemlidir. Sistem sayesinde işlemler eksiksiz ve doğru bir şekilde gerçekleştirilir. Sistemi kullanan bir laboratuvar tüm hastalara rahat ve huzurlu bir süreç sunar. Laboratuvarlarda kullanılan sistem tüm tedavi adımlarını kontrol eder ve kayıt altına alır. Tedavi sürecinin güvenli ve sağlıklı bir şekilde tamamlanması için Rı Witness sisteminin kullanılması önemlidir. Hata payını sıfırlayan bu sistem, tedavi sürecindeki hataları önler. Hastaların konforu için sistemin kullanılması önemlidir.
Rı Witness Hasta Şahitlik Sisteminin Çalışma Prensibi
Rı Witness hasta tanık sistemi belirli aşamalardan oluşmaktadır. Bu aşamalardan en önemlisi kimlik kartının oluşturulmasıdır. Çiftlere uygulanan işlemde Rı Şahit sistemi kullanılır. Tedavi görecek çiftler için bir kimlik kartı oluşturulur. Bu kimlik kartında çiftlerin kendi kimlik bilgileri ve dosya bilgileri yer alır. Kimlik kartı çiftler için önemlidir. Çiftler tedavi için merkeze her geldiklerinde kimlik kartlarını yanlarında bulundurmak zorundadırlar. Daha sonra çiftler için etiketler oluşturuluyor. Bu etiketlerde çiftin kimlik bilgilerine özel etiketler yer alır.
Etiketler bir radyo frekansı sinyali yayar. Bu etiketler çiftin tedavisinde kullanılacak tüm malzemeler ve kaplar için kullanılır. Kullanılan etiketler sayesinde tedavi sürecinde herhangi bir hata ve veri kaybı yaşanmaz. Etiketler çifte özel olarak oluşturuluyor. Tüp bebek laboratuvarında etiket kullanımı önemlidir. Laboratuvardaki tüm çalışma alanları, malzemeler ve kaplar radyo frekans sinyali ile taranır. Radyo frekansı etiketlerden yayılır. Radyo frekansı sayesinde çalışma alanındaki tüm malzemeler saniyeler içerisinde sistem tarafından kontrol edilir. Malzemelerin doğruluğu teyit edilir ve tüm işlemler kayıt altına alınır.
Rı Witness hasta tanık sistemi önemli bir sistemdir. Bu sistem, çifte ait olan ve IVF prosedürü sırasında kullanılan sperm ve yumurta hücrelerinin gerçekliğini doğrular. Sistem, materyal tağşişi riskini önler ve engeller. Rı Witness hasta tanık sistemiGüvenlik Sistemi veya Tanık Sistemi olarak da bilinir. Güvenlik sistemi, hata yapılmasını kesinlikle engelleyen bir sistemdir. Sistem, birden fazla çifte ait konteynerin aynı anda çalışma alanına yerleştirilmesine izin vermez. Eğer iki farklı çifte ait konteyner aynı anda çalışma alanına yerleştirilecekse sistem uyarı verir. Eğer çalışma alanında bir konteyner varsa ve ikinci konteyner henüz yerleştirilmeden çalışma alanına yaklaştırılırsa sistem sesli uyarı verir. Bu sayede olası hataların önüne geçilmiş olur. Tüp bebek işleminde embriyo transferi öncesinde gerekli kontroller yapılmaktadır. Çifte verilen kimlik kartı incelenir. Aynı zamanda kabın üzerindeki etiket okunur ve etiket ile kimlik kartının eşleşip eşleşmediği kontrol edilir. Eğer bir uyumsuzluk varsa embriyo transferi gerçekleştirilmez. Bu sayede yanlış bir transfer sonrası oluşabilecek durumların önüne geçilmiş olur.
Rı Witness ve Barkod Witness Sistemi Arasındaki Farklar
Rı Witness sistemi tüp bebek tedavisi için laboratuvarlarda kullanılmaktadır. Tamamen güvenli bir sistem olarak kabul edilen Rı Witness sistemi ile Barkod Witness sistemi arasında bazı farklar bulunmaktadır. Laboratuvarlarda kullanılan Şahit Sistemi radyo frekansı ile tanımlama sistemini kullanmaktadır. Bu özelliği sayesinde işlemin başından sonuna kadar tüm adımları sadece Şahit Sistemi takip eder ve kayıt altına alır. Witness Sistemi, çalışma alanındaki çiftlerin tedavi sürecinde kullanılan tüm malzemeleri otomatik olarak algılar. Sistem tarafından otomatik olarak algılanan malzemeler yine aynı sistem tarafından okunur. Bu sayede embriyoloğun çalışması kesintiye uğramadan devam eder. Barkod Şahit sistemi ise bunun tam tersidir. Barkod tarama hemen hemen herkes tarafından bilinmektedir. Laboratuvarlarda işlem yapılacak her materyalin çalışma alanı dışında okuyucu cihaza doğru tutulması ve okutulması gerekir. Barkod Şahit sisteminin kullanılması ile;
Barkod Şahitlik sisteminin kullanılması tedavi sürecini etkiler. Bu sistemin kullanımı ile embriyoloğun sorumluluğu artmaktadır. Sorumluluğu artan bir embriyolog istemeden de olsa süreci uzatabilir. Yumurta ve embriyolar daha uzun süre dışarıda kaldığı için tedavi süreci de uzamakta ve buna bağlı aksaklıklar yaşanabilmektedir. Aynı zamanda Barkod Şahit sistemi insan hatası payını da artırmaktadır.
Rı Witness hasta tanık sistemi Şahit Sistemi olarak bilinen otomatik bir sistemdir. Laboratuvarlarda kullanılan bu sistem, prosedürleri kimseye ihtiyaç duymadan takip eder. Sistem tüp bebek laboratuvarını 7/24 kontrol eder. Sistemin gözü her zaman laboratuvarların üzerindedir. Barkod Şahit sistemi böyle değildir. Barkod Şahit sistemini kullanabilmek için embriyoloğun kullanacağı tüm malzemelerin sisteme okutulması gerekir. Embriyolog işlem yapacağı örnekleri taramayı unutursa sistem kontrol sağlamayacaktır. Hiçbir şekilde kontrol sağlamayan sistem uyarı da vermemektedir. Dolayısıyla laboratuvarda yapılan işlemlerin güvenliği tehlikeye girmektedir. Rı Witness hasta tanık sistemi güvenli bir çalışma ortamı sağlar. Laboratuvarda yaşanabilecek aksiliklerin önüne geçen bu sistem, arıtma sürecini de destekliyor. Laboratuvarlarda çalışma alanına birden fazla çift kap konulması durumunda sistem bunu anında fark ederek uyarı veriyor.
Çalışma alanına birden fazla konteyner çifti yerleştirilemez. Uygunsuz bir durum olması halinde sistem ışıklı ve sesli uyarı verir. Bu sayede operasyonların güvenliği riske atılmamış olur. Barkod sisteminde ise böyle bir durum söz konusu değildir. Barkod sistemi çalışma alanına birden fazla numune konulduğunda bunu algılamakta ve uyarı vermemektedir. Bu nedenle barkod sistemini kullanmak çok güvenli değildir. Şahit sistemi insan hata payını sıfırlarken, barkod sistemi insan hata payını sıfırlamaz. Şahit Sistemi, Barkod Şahit sistemine göre pahalıdır. Sistemin kurulumu ve kullanımı pahalı olmasına rağmen işlemlerin güvenli koşullarda yapılmasını sağlar. Güvenlik ve sağlığı ön planda tutan bu sistem İvox Hastanesi ve Tüp Bebek Merkezinde kullanılmaktadır.
Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Tüp bebek tedavisi çocuk sahibi olamayan çiftlere uygulanan bir tedavi yöntemidir. Uzun süredir uygulanan bu üreme tekniği profesyonel hekimler tarafından uygulanmaktadır. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte uygulanan tedavi yönteminden yüksek başarılı sonuçlar alınmaktadır. Çiftlerin uzun süre bebek sahibi olamamasında çeşitli nedenler etkili olmaktadır. Bu nedenlerin en önemlileri şunlardır:
Çiftler açıklanamayan kısırlık, enfeksiyon, tüplerde tıkanıklık, sperm kalitesinin düşük olması, aşırı kilo ve ileri yaş gibi nedenlerle çocuk sahibi olamayabilir. Bu gibi durumlarda çocuk sahibi olamayan çiftler bir uzmana başvurarak uygun koşullarda tüp bebek tedavisi yaptırabilirler.
Kadınların üreme hücreleri yumurtalıklardır. Erkeklerin üreme hücreleri ise spermdir. Kadın ve erkek üreme hücreleri toplanır ve laboratuvarda döllenir. Bu süreç tüp bebek tedavisinin önemli bir parçasıdır. Döllenmeden sonra yumurta bölünmeye başlar. Bu işlem laboratuvar ortamında gerçekleştirilir. Bölünme sonucunda embriyo adı verilen gelişimin ilk aşaması gerçekleşir. Embriyo anne adayının rahmine yerleştirilir. Bu aşama tamamlandıktan sonra tüp bebek sürecinin geri kalanı normal bir gebelikten farksızdır. Tüp bebek tedavisi kapsamlı bir süreçtir. Uzman bir hekim tarafından kontrol edilen bu süreçten yüksek başarı elde edilir. Günümüzde tüp bebek tedavisi için laboratuvar ortamı kullanılmaktadır. Laboratuvarlarda özel sistemler kullanılmaktadır. Tüp bebek tedavisi için kullanılan sistemlerin başında Rı Witness hasta tanık sistemi gelir. Bu sistem Güvenlik Sistemi veya Şahit Sistemi olarak da bilinmektedir. Güvenilir tüp bebek tedavisi için tercih edilen sistem her laboratuvarda kullanılmamaktadır. Çünkü Şahitlik Sistemi yüksek fiyatlı bir sistemdir. Kıbrıs'taki tüp bebek merkezinde Şahitlik Sistemi kullanılmaktadır. Şahitlik Sistemi sayesinde tüp bebek tedavisi güvenli koşullar altında gerçekleştirilmektedir.
Tüp Bebek Merkezi ve Rı Witness Sistemi
Tüp bebek merkezinde çeşitli sistemler ve cihazlar kullanılmaktadır. Tüp bebek merkezlerinde işlemler laboratuvar ortamında gerçekleştirilir. İşlemin güvenli koşullarda yapılabilmesi için tüm sağlık personelinin dikkatli davranması gerekir. İnsan hataları mümkündür. Hataların önlenmesi ve işlemlerin daha güvenli koşullarda yapılabilmesi için Rı Witness sistemi kullanılmaktadır. Rı Witness hasta tanık sistemi özel olarak geliştirilmiş bir sistemdir. Bu sistem sayesinde laboratuvar ortamında güvenli koşullar altında işlem gerçekleştirilir. Birçok avantajı beraberinde getiren Witness Sisteminin avantajlarından bazıları:
Tüp bebek tedavisi için laboratuvarda avantajlı ve güvenli bir sistem olan Witness Sistemi kullanılmaktadır. Laboratuvarlarda kullanılan bu sistem süreci kontrol eder, süreci kolaylaştırır ve sürecin güvenliğini sağlar.
Ivox Hastanesi ve Tüp Bebek Merkezi Güvencesi

Ivox Hastanesi ve Tüp Bebek Merkezi olarak Kıbrıs'ta hizmet vermekteyiz. Merkezimize gelen hastalarımızın güvenliğini ve konforunu önemsiyoruz. Hastalarımızın güvenli ve konforlu bir tedavi süreci geçirmesi için gerekli tüm çalışmaları özenle yapıyoruz. Ekip olarak özel sistemler kullanıyoruz. Birçok tüp bebek merkezinden farklı olarak özel olarak geliştirilmiş Rı Witness hasta tanık sistemi Biz kullanıyoruz. Kullandığımız sistem sayesinde tüm hastalarımıza güvenilir bir süreç sunuyoruz.
Rı Witness Sistemi ile Güvenilir Tedavi Süreci
İn vitro fertilizasyon için kullanılır Rı Witness hasta tanık sistemi çok avantajlı bir sistemdir. Çiftler için güvenli bir tedavi sürecini destekleyen bu sistem Kıbrıs'ta hizmet veren merkezimizde kullanılmaktadır. Merkezimizde alınan önlemler, kullanılan sistem ve cihazlar sayesinde herhangi bir aksilik yaşanmadan tüm tedavi süreci güvenli bir şekilde takip edilmektedir. İşlemler sırasında oluşabilecek hataların önüne geçilmektedir. Merkezimizde kullanılan sistem sayesinde tüm çiftlerin güvenilir bir tedavi süreci geçirmesi sağlanmaktadır.
Rı Şahitlik Sistemi Neden Önemlidir?
Rı Witness hasta tanık sistemi laboratuvarlarda güvenli bir çalışma ortamının sağlanması için önemlidir. Güvenli bir çalışma ortamı hem sağlık ekibi hem de hastalar için çok önemlidir. Kullanılan sistem özel olarak geliştirilmiş bir sistemdir. Witness Sistemi, hastalardan alınan numunelerin güvenli koşullar altında işlenmesini sağlamak için kullanılır. Kullanılan sistemin özellikleri ve avantajları:
Rı Witness hasta tanık sistemi otomatik bir sistemdir. Bu otomatik sistem embriyoloğun kontrolüne ihtiyaç duymaz. Bu sistem laboratuvarlardaki tüm süreci kontrol eder ve aynı zamanda tüm işlemleri kaydeder. Kontrol ve kayıt için embriyoloğun desteğine ihtiyaç yoktur. Sistem her şeyi kendi kendine yapar. Tüm işlemler sistem tarafından hızlı bir şekilde yapılır. Embriyoloğun hiçbir sorumluluğu yoktur. Bu sayede laboratuvar ortamında zaman kaybı yaşanmaz. Rı Witness hasta tanık sistemi laboratuvarlarda insan hatası riskini en aza indirir ve ortadan kaldırır. Laboratuvarlarda çalışan sağlık ekibinin dalgınlığından ya da yoğunluğundan kaynaklanan aksilikler yaşanmaz. Çünkü sistem tüm süreci akıllı bir şekilde yönetiyor. Olası bir aksilik olduğunda ışık ve ses ile uyarıyor. Bu sayede olası aksilikler yaşanmıyor.
Rı Şahitlik Sistemi Çalışma Aşamaları
Rı Witness hasta tanık sistemi Tüp bebek laboratuvarında yapılan tüm işlemleri denetleyen ve işlemleri kayıt altına alan bir sistemdir. Bu sistem radyo frekans tabanlı tanımlama özelliğine sahip yazılımsal bir güvenlik sistemidir. Laboratuvarlarda çiftlere ait yumurta, sperm ve embriyolar bir kaptan veya tüpten diğerine taşınırken insan hatası nedeniyle karışabilmektedir. Sistem bu karışıklığı önlemektedir. Rı Witness hasta tanık sistemiIVF döngüsünün her adımını koruyan bir sistemdir.
Özel olarak geliştirilen bu sistem Kıbrıs'ta hizmet veren merkezimiz. Kullanılan sistem sayesinde ana hedefimiz hedeflendi:
Merkezimizde kullanılan sistem ile yüksek iş hacmini takip etmeyi amaçlıyoruz. Aynı zamanda veri toplanmasını sağlıyor ve çok yönlü bir kalite kontrol aracı sunmayı hedefliyoruz. Sistem okuyucularla birlikte çalışıyor. Sistem okuyucuları laboratuvarda çalışma alanlarına yerleştirilmiştir. Isıtmalı veya ısıtmasız plakalar çalışma tezgahına entegre edilmiştir. Laboratuvarlarda sistem için bir çalışma alanı bulunmaktadır. Çalışma alanında sunucuya bağlı entegre bir tablet bilgisayar bulunmaktadır. İşlemler tablet bilgisayar üzerinden kontrol edilebilmektedir.
Rı Witness hasta tanık sistemi belirli bir çalışma düzenine sahiptir. Sistemin çalışma düzeni aşamalı olarak aşağıdaki gibidir;
Rı Witness hasta tanık sistemi ilk olarak döngünün başlamasıyla başlar. Tüp bebek tedavisine kabul edilen çiftler için bir kart tanımlanır. Çiftlere özel RFID tanımlama içeren kartlar tanımlanır. Çiftler merkeze gelirken bu kartı yanlarında bulundurmalıdır. Çiftler için özel olarak hazırlanan kart sayesinde işlemlerde herhangi bir karışıklık yaşanmaz. Bir diğer aşama ise yumurta toplama ve sperm donasyonudur. Bu aşamada çiftlerden üreme hücreleri alınır. Kadınların üreme hücreleri yumurtalıklar, erkeklerin üreme hücreleri ise spermlerdir. Çiftlerden alınan örnekler uygun kaba yerleştirilir. Kabın üzerinde etiketler bulunmaktadır. Bu etiketler numunenin kime ait olduğunu gösterir. Bu aşamada işlem basamakları belirlenir, izlenir ve kayıt altına alınır.
Rı Witness hasta tanık sistemi güvenilir bir sistemdir. Bu sistem laboratuvarlarda çiftlerden gelen numunelerin karışmasını önlemek için kullanılır. Üçüncü aşama olan uyuşmazlık aşaması numune karışmasını engeller. Sistemin belirli bir çalışma alanı vardır. Bu alana üçüncü bir şahsın numunesi konulursa sistem bunu hemen fark eder ve uyarı verir. Çalışma alanında sadece çift işlem görür. İşlem tamamlanana kadar yeni bir işlem yapılamaz. Eğer çalışma alanında çift dışında bir kişiye ait numune varsa sistem farklı kimlikte bir numune tespit eder. Bu durumda Rı Witness hasta tanık sistemi alarm uyarısı etkinleştirilir. Sistem hem sesli hem de ışıklı uyarı verir. Böylece uyumsuzluk aşaması başarıyla tamamlanmış olur. Çalışma alanına yabancı bir numune konulursa sistem bunu anında algılar ve kendini kilitler. Bu sayede numunelerdeki karışıklık önlenmiş olur. Aynı zamanda çeşitli aksiliklerin de önüne geçilmiş olur. Tohumlama aşamasında numuneler doğrulanır. Çiftin numuneleri laboratuvarlarda kullanılan çalışma alanına yerleştirilir. Bu örneklerin birbirleri ile uyumlu olup olmadığı tespit edilir. Eğer numuneler birbiri ile uyumlu ise yani çifte ait iki numune kullanılmış ise sistem çiftin bir sonraki aşamaya geçmesine izin verir. Bir sonraki aşama embriyo kültürüdür. Bu aşamada ilk olarak embriyo durumu incelenir. Embriyonun son aktivitesi kontrol edilir.
Embriyoloğun kimliği, kültür kabı çalışma alanına getirildiğinde görülebilir. Bu aşamada bir pin istenir. Pin doğru girildiğinde bir sonraki aşamaya geçilir. Bir sonraki aşama biyopsi aşamasıdır. Biyopsi aşaması son aşamadır. Bu aşamada sistem izlemeye devam eder. Embriyo transferinde vitrifikasyon işlemi uygulanır. Bu işlem vitrifikasyon dondurma olarak da bilinir. Bu aşamada yüksek konsantrasyonlu dondurma solüsyonları kullanılır. Solüsyonlar ani bir sıcaklık düşüşü sağlar. Bu da hızlı bir şekilde hücre etrafında katı bir cam yüzey oluşturur. Bu işlemler sistem tarafından izlenir ve kaydedilir.
Rı Witness hasta tanık sistemi arıza emniyetli bir yönetim sistemidir. Kıbrıs'ta hizmet veren merkezimizde bu sistem kullanılmaktadır. Laboratuvarlarda kullanılan sistem özellikleri sayesinde birçok avantajı da beraberinde getirmektedir. Hastalar için alınan sağlık hizmeti çok önemlidir. Tüm hastalar aldıkları hizmetin güvenilir olduğundan emin olmak isterler. Olası bir aksiliğin önüne geçmek, konforlu ve güvenilir bir sağlık desteği sağlamak çok önemlidir. Laboratuvarlarda kullanılan bu sistem sayesinde çalışma alanındaki tüm işlemler izlenmekte ve kayıt altına alınmaktadır. Sistem 7/24 kesintisiz çalışmaktadır. İnsan hatalarının önüne geçilmektedir. Merkezimiz tüm hastalar için süreci ciddiye almaktadır. Profesyonel hekim desteği alarak süreci güvenli kılmak, konforlu ve güvenli bir sürece dahil olmak için merkezimizle iletişime geçebilirsiniz. Merkezimiz yüksek kalitede hizmet verirken teknolojinin sunduğu imkanlardan da faydalanmaktadır. İvox Hastanesi ve Tüp Bebek Merkezi güvencesi ile tedavinizi güvende tutabilirsiniz.
Vajinal estetik son yıllarda çok fazla gündeme gelmeye başladı. Çünkü cinsel organın sağlıklı ve estetik olması kişiyi farklı şekillerde etkiliyor. Dış genital organlardan iç genital organlara kadar çeşitli uygulamalar bu kategoride değerlendiriliyor. Dış genital organlarını beğenmeyenler ve ilişki sırasında ağrı çekenler bu ameliyat için başvurabiliyor. Yine cinsel organların bozulmasına bağlı olarak idrar kaçırma, gaz kaçırma gibi sorunlar yaşayan kadınlar da bu operasyonlara yöneliyor. Vajinal estetik operasyonlar çoğunlukla vajinal esneklik şikayetleri sonucu yapılır. Sonuç olarak vajina daraltma olarak da bilinir.
Vajinal estetik operasyonlar, fonksiyonel zorluklar ve görsel zorluklar olmak üzere iki ana problem nedeniyle tercih edilmektedir. Görsel olarak yapılan uygulamalarla elde edilen sonuçların bir kısmı hastaya özgüven verirken bir kısmı da cinsel ilişki sırasında daha iyi bir haz yaşanmasına katkı sağlar. Son yılların en trend uygulamalarından biri olan uygulama, vajina estetiği Estetik bir operasyon olarak tanımlansa da yapılan bir takım estetik operasyonlar vardır. Ameliyatın estetik boyutunun yanı sıra bazı fonksiyonel faydaları da vardır.
Vajina estetiği operasyon tıbbi, hijyenik, psikolojik ve sosyolojik açıdan birçok avantaj sağlar. Ameliyatlar çeşitli şekillerde, iç dudakların kısaltılması, estetik olarak küçültülmesi, doğum sonrası vajinaya bağlı bazı sarkma problemlerinin giderilmesi ve kibritle daraltılmasıdır.
Söz konusu operasyon ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde başladı. Daha sonra Avrupa ülkelerine ve diğer yerlere yayıldı. Bu alanda toplumsal farkındalık yaratmak, operasyonların doğru kişilere uygulanması ve uygun tekniklerle yapılması hasta beklentilerinin daha doğru karşılanmasında son derece önemlidir. Ameliyattan önce hasta iyice muayene edilmeli, tahlil ve tetkikler iyi yapılmalıdır.
Söz konusu uygulamalar cerrahi tedavi ile yapılabildiği gibi gelişen teknoloji ile birlikte lazer ve radyo frekans gibi aletlerle de yapılabilmektedir. Hasta grubuna göre ön tetkikler yapılmakta, uzman doktorlar tarafından cerrahi ya da cerrahi dışı müdahaleler tercih edilebilmektedir. Örneğin lazer tedavisinin etkili sonuç vereceği birçok hasta grubu bulunmaktadır. Uygulanacak tedavi hastanın öyküsüne ve muayeneden istenen sonuca göre belirlenebilir. Doğum sırasında mesane ve kalın bağırsakta fıtık oluşanlar için cerrahi tedavi önceliklidir. Ancak genital kanallar çok fazla fıtıklaşmamışsa ve idrar kesesi cerrahi operasyon gerektirecek kadar fıtıklaşmamışsa lazer uygulanabilir. Lazer uygulaması cerrahi işleme göre daha kısa sürmekte ve anesteziye ihtiyaç duyulmamaktadır. Lazer uygulamasından sonra hasta hayatına istediği gibi devam edebilir.
Vajinal estetik operasyonlar birçok farklı durumda tercih edilebilir. Yaşlanma doğal bir süreçtir ve tüm vücutta olduğu gibi genital bölgede de deformasyonel değişikliklere neden olur. Yaşlanma diğer faktörlerin de etkisiyle genital bölge operasyonlarına başvuru sebeplerinden biridir. Ancak yaşlanma tek neden değildir:
Vajinal estetik operasyonlar temel olarak dış genital organlara yapılan uygulamalar ve iç genital organlara yapılan uygulamalar olarak ikiye ayrılır.
Dış genital organlara yapılan müdahalelerin ilki labioplasti ameliyatı yani küçük dudak estetiği ameliyatıdır. Küçük dudaklar cinsel organların bir parçasıdır ve bazı insanlarda genetik olarak daha uzun ve daha büyük olabilir. Bu duruma dudak iç sarkması da denilebilir. İç dudak sarkması bazen doğuştan olabileceği gibi bazen doğumdan sonra da ortaya çıkabilir.
Labioplasti işlemi lokal anestezi altında yapılır. Yaklaşık 30 dakika sürer. Hasta isterse veya gerekli görülürse genel anestezi altında da yapılabilir. Önce küçük dudaklar uyuşturulur, ardından iç dudaklar dış dudaklar arasında fazla sarkmayacak şekilde küçültülür. Azaltma eşit olarak gerçekleştirilir. Eriyik dikişler yapılarak işlem tamamlanır.
Dış genital organlara yapılacak ikinci ameliyat ise büyük dudak büyütme ameliyatıdır. Vajinal bölgedeki büyük dudaklar bazı kişilerde sarkık ve kırışık bir görünüme sahip olabilir. Bu durum genetik nedenlerden kaynaklanabileceği gibi çok zayıf kişilerde 30 yaşından sonra da ortaya çıkabilir. Vajina bölgesinin ideal dış görünümünde dış dudaklar yeterince dolgundur. Küçük dudakları da büyük ölçüde kapatabilir.
Büyük dudakları büyütme operasyonunda dış dudaklar dolgu maddesi ile doldurulur. Dış dudakların doldurulması için ilk tercih kişinin kendi yağlarıdır. Bazı durumlarda kalın partiküllü hyaluronik asit içeren dolgular tercih edilebilir.
Operasyon lokal veya genel anestezi ile yapılır. Çoğunlukla karından alınan yağ dokusu büyük dudaklara enjekte edilir. Pratik ve hızlı bir uygulamadır ve hasta birkaç saat dinlendikten sonra evine gidebilir. Pansuman ve dikiş çıkarma gibi işlemlere gerek yoktur.
İç genital organlara yapılan estetik müdahalelerin ilki kızlık zarı onarımı ameliyatıdır. Bu işlem ile yırtılan kızlık zarı yeniden oluşturulur, yani yapılır. Güzellik ve vücut sağlığı açısından herhangi bir zorunluluk oluşturmasa da bu sürece toplumsal olarak ihtiyaç duyulmaktadır.
Kızlık zarı onarımı ameliyatı hasta için daha çok psikolojik boyutları olan bir işlemdir. Bu nedenle genel anestezi altında yapılır. Lokal anestezi altında da yapılabilen operasyon ortalama 30 dakika sürmektedir. Bir süre dinlendikten sonra hasta günlük yaşamına devam edebilir ve 2-3 gün ped kullanılması uygun görülür.
İç genital organlara yapılan estetik müdahalelerden ikincisi vajinanın daraltılmasıdır. vajina daraltma İşlem olarak da adlandırılan işlem daha çok normal doğum yapmış kadınlarda vajinal kasların gevşemesi nedeni ile yapılır. Vajinal kasların gevşemesi, cinsel ilişki sırasında yeterince kavrayamama ve vajinadan gelen sese neden olur. Bu da cinsel ilişkiyi olumsuz etkiler. Doğum sayısı arttıkça bu durum daha da belirginleşir.
vajina daraltma Ameliyat genel, lokal veya epidural anestezi altında yapılabilir. Vajinoplasti ameliyatından sonra hasta aynı gün hastaneden ayrılabilir ve pansuman, dikiş gibi işlemlere gerek kalmaz. Uygulama sırasında vajinaya tampon yerleştirilerek ertesi gün geri çekilir. Pedler 5-6 gün kullanılmalıdır. Vajinoplasti ameliyatı sonrası en önemli konu antibiyotik kullanımı ve tuvalet temizliğidir. Bunlara azami dikkat gösterilmelidir.
Vajinal Estetik Ameliyat Sonuçları
Vajinal estetik Operasyonların sonuçları tamamen hangi operasyonun nasıl yapıldığı ile ilgilidir. İç dudak estetiği operasyonları sonrasında iç dudaklar küçülür ve vajina daha estetik bir görünüme sahip olur. Böylece kadınların özgüvenleri artar ve psikolojik olarak kendilerini daha rahat hissederler.
Vajinoplasti operasyonu ile vajina cerrahi olarak daraltılıp daraltıldığı için ilişki sırasında vajinanın tutuşu artar. Bilişin artması cinsel hazzı arttırır ve hem fiziksel hem de zihinsel olarak rahatlama sağlar. Aynı zamanda vajinadan ses gelmesi, idrar kaçırma, sürekli idrara çıkma hissi gibi olumsuzlukların önüne geçilir.
Dudak daraltma operasyonları sonucunda vajina daha estetik bir görünüm kazanır. İç dudak ve dış dudağın oranı ayarlanır ve daha estetik bir cinsel organa sahip olma hissi kadınların ruhsal olarak rahatlamasını sağlar.
Vajinal estetik Ameliyat sonrası iz kalıp kalmayacağı en çok merak edilen şeylerden biridir. Bu ameliyatın türüne göre değişir. Ancak günümüz koşullarında doğru teknik, uygun dikiş materyali ve uzman hekimlerle operasyon gerçekleştirilirse neredeyse hiç iz kalmayabilir. Bu nedenle ameliyat olacağınız yeri ve uzman kadroyu iyi seçmeniz gerekir.
Vajinoplasti ameliyatında dikişler zaten içeride olacaktır. Bu nedenle dışarıdan herhangi bir iz görülmeyecektir. İç dudak küçültme operasyonunda çok ince dikişler kullanılır. Dikiş de özel bir teknikle yapılır. Bu nedenle, neredeyse hiçbir iz kalmaz.
Dış dudak estetiği operasyonlarında doku daha kalın bir dokudur. Bu nedenle çok hafif bir iz kalabilir. Buradaki en önemli nokta, kesi çizgisini dış dudakların iç kısmına doğru gizlemek. Bu nedenle operasyona başlamadan önce doğru bir planlama yapmak ve ardından başlamak gerekir.
için en önemli sorulardan biri Vajina estetiği, Ameliyatlardan sonra istenilen görünüme kavuşmak mümkün mü? Sorusunun cevabı değişken olmakla birlikte en önemli nokta hastanın durumudur. Operasyon ile nelerin mümkün olduğu ve ne kadarının mümkün olabileceği operasyon öncesinde hasta ile paylaşılmalıdır. Operasyonun odak noktası estetik olduğu için uygulamalarla bir organ yok edilemez ya da yaratılamaz. Var olan değiştirilebilir.
Elbette büyük değişiklikler yapmak mümkün. Ancak bazı yapısal özellikleri ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ameliyat öncesi yapılacak detaylı muayeneler sonucunda hasta ile görüşülmeli, mümkün olmayan durumlar için söz verilmemelidir. Aksi takdirde hasta hayal kırıklığına uğrayabilir.
Vajinal Sıkma
Tıp literatüründe vajina daraltma ameliyatlarına vajinoplasti veya vajina daraltma olarak adlandırılmaktadır. Bu ameliyat türü bir çeşit yeniden onarım ameliyatıdır ve uzman jinekologlar tarafından gerçekleştirilir.
Vajina bağ ve kas dokusundan oluşur. Bağ dokusunun ana bileşeni kolajendir. Vajinal doğumlar, ilerleyen yaş, kürtaj, gebelik, kas dokusu ve bağlar gibi çeşitli müdahaleler sonucunda vajinanın genişlemesine neden olur.
Büyümenin en yaygın nedeni doğum yapmaktır. Özellikle zor doğumlar vajinanın kas ve dokularında yırtılmalara neden olabilir. Bu da kalıcı genişlemeye yol açabilir. Yine normal doğum bekleniyor, doğum başladı; Ancak sezaryenle geçirilen doğumlarda da bebek pelvik çatıya inmediği için vajinada genişleme olabilir.
Bazen hiç doğum yapmamış hatta hamile kalmış kadınlarda da vajinal genişleme şikayetleri ortaya çıkabilir. Bunun nedeni bağ dokusu yapılarının genetik olarak zayıf olmasıdır. Bağ dokusunun elastikiyeti yüksek olduğu için cinsel ilişki sırasında ıslanmanın etkisiyle gevşeme hissi artabilir. Tüm bu durumlar sonucunda operasyonlar tercih edilebilir.
Söz konusu operasyon jinekologlar tarafından yapılır ve arka onarım ameliyatı olarak da adlandırılır. Amaç vajinayı daraltmak ve eski sıkılığına kavuşturmaktır. Daraltma sırasında vajinaya yapılan kesilerle üçgen doku çıkarılır. Daha sonra enine dikişler atılarak daraltma sağlanır. Vajinanın arka duvarı girişten başlayarak baştan sona daraltılır. Bazı operasyonlarda kaslar hasar görmüş veya ayrılmış ise vajina kanalının altındaki pelvik kaslar birbirine yaklaştırılarak gerginlik arttırılabilir.
Vajina Daraltma Ameliyatlarına Kimler Başvurmalı?
vajina daraltma Ameliyatlara başvuru nedeni vajinanın esnek ve genişleyebilir yapısıdır. Bu yapı doğum yolu ve cinsel ilişkinin gerçekleştiği yerdir. Doğumda ortalama 3 kg bebek buradan çıkar. Ancak vajinanın bu esnekliği çeşitli faktörlerden etkilenmekte ve bozulmaktadır. Bunlar da operasyonlara başvuran kişileri oluşturur ve şöyle sıralanabilir:
Vajinal Daraltma Nasıl Yapılır?
vajina daraltma Genellikle genel anestezi altında yapılır. Ortalama 1 saat kadar sürmektedir. En iyi sonucu elde etmek için girişten başlayarak vajinaya 6-7 cm girilir. Bu sayede içerideki fazla dokular alınabilir.
Ameliyatta vajinanın içi özel iplerle dikilir ve dokular birleştirilir. Bu nedenle vajina içine sadece 2-3 cm girilerek yapılan operasyonlarda başarı oranı düşüktür. Uygulama ile bağırsağın son kısmında sarkma varsa kas yaklaştırma işlemi uygulanır. Böylece bu sorun da ortadan kalkmış oluyor.
vajina daraltma deneyimli hekimler tarafından titizlikle yapılmalıdır. Böylece başarılı ve etkili sonuçlar alınabilir. Ameliyat öncesi muayeneler hassasiyetle yapılmalı, değerlendirmeler ve planlama yapılmalıdır. Değilse vajinada çok fazla daraltma uygulanabilir. Bu cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir. Veya gerekli daraltma yoksa genişlik devam edebilir.
Vajinal Sıkılaşma İyileşme Süreci
Vajinal estetik Kişinin özgüvenini ve cinsel yaşamını artırmaya yönelik uygulamalardır. Operasyonlar kişinin ihtiyaçları ve tercihleri doğrultusunda farklı şekillerde gerçekleştirilebilir. Bu nedenle iyileşme süreci operasyonun detaylarına ve hastaya göre değişiklik gösterebilir. Lazer operasyonlarından sonra hasta aynı gün taburcu olabilir ve kısa sürede iyileşir. Cerrahi operasyonlarda ise iyileşme süreci daha uzun olabilir, ortalama iki haftaya kadar uzayabilir. Operasyon sonrasında ufak tefek ağrı ve sızılar yaşanabilir.
Ameliyattan sonra ne zaman cinsel ilişkiye girileceği en çok merak edilenler arasındadır. Bu noktada iyileşme süreci en temel faktördür ve lazer işlemlerinde iyileşme süreci daha kısadır. Cerrahi operasyonlardan sonra yaklaşık altı ila yedi hafta sonra ilk ilişkiye girilmesi önerilir.
Ameliyattan sonra özen gösterilmelidir. Hastalar operasyon sonrası beslenme, hasta bakımı, hijyen kuralları gibi konulara dikkat etmelidir. Hasta kesinlikle ağır kaldırmaktan kaçınmalı ve farkındalığı yüksek olmalıdır. İyileşme sürecinde sert tampon kullanımından kaçınılmalıdır.
Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de genital bölgenin temizliğidir. Hasta hem genel hem de genital doküman temizliği konusunda son derece dikkatli olmalı ve kendisini enfeksiyonlara karşı korumalıdır. Yine beslenmeye dikkat edilmeli, iyileşme döneminde kabızlığa neden olacak gıdaların tüketilmemesine özen gösterilmelidir. Tüm bu konulara dikkat etmeniz iyileşme sürecini hızlandıracaktır.
Genital Estetik Ameliyatını Kimler Yapar?
genital estetik ameliyatlar çoğunlukla bu alanda çalışan ve anatomisini iyi bilen kadın doğum uzmanları, kadın doğum uzmanları tarafından yapılmaktadır. Son zamanlarda plastik cerrahlar da alana ilgi göstermeye başladılar. Buradaki en önemli nokta, doktorun hangi bölümden olduğu değil, tecrübesinin olmasıdır. Söz konusu operasyonlar tıbbın çok özel bir alanı olup kozmetik jinekoloji alanında kendine yer bulmaktadır. Çünkü birçok plastik cerrah ve jinekolog hayatları boyunca bu tür operasyonları yaşamamış olabilir.
Hastanın genital estetik Ameliyat olmadan önce iyi bir araştırma yapmak gerekir. Ameliyatı yapacak hekimin bilgili, tecrübeli, ulusal ve uluslararası eğitimlere katıldığı, yayınları takip ettiği, şu ana kadar kaç hasta gördüğünü, kaç yıldır bu tür ameliyatları gerçekleştirdiğini belirtmek gerekir. Yine operasyon öncesi doktor ve hasta arasındaki iletişim ve aralarında oluşacak güven de önemli detaylardır.
Söz konusu operasyonları gerçekleştirecek doktor kadar hastane de önemlidir. Hastanenin teknolojisi, altyapısı, donanımı ve diğer sağlık personeli gibi detaylar önemlidir. Uygun ameliyathane koşulları da en önemli kriterlerden biridir.
Vajinal Estetik Fiyatları
genital estetik Ameliyat olmayı düşünenlerin en çok merak ettiği konulardan biri de tedavi fiyatlarıdır. Operasyonların fiyatları çeşitli faktörlere göre değişiklik göstermekte ve her hastane kendi fiyat politikasını belirlemekte serbesttir. Bu nedenle hastaneler arasında çeşitli fiyat farklılıkları olabilir.
hastaneler arasında genital estetik Farklı operasyonlarda doktorların önemi büyüktür. Doktorların tecrübesi, geçmiş operasyonlardaki başarıları, sağlık personeli kadrosu gibi faktörler ön plana çıkmaktadır. Sağlık ocağının teknolojik altyapısı, operasyon öncesi uygulanan tetkik ve tetkikler, ulaşım imkanları gibi detaylara göre fiyatlar değişiklik göstermektedir.
Hastanemiz uzun yıllardır bu alanda başarılı sonuçlar elde etmiştir. Teknolojinin en gelişmiş olanaklarını kullandığımız alanda yenilikler yakından takip edilmekte ve uzman hekimlerimiz sürecin başından sonuna kadar sizlerin desteğini alarak en iyi sonuçların alınmasını sağlamaktadır. Dilerseniz iletişim kanallarımızdan bize ulaşabilir, tahmini fiyatları öğrenebilirsiniz.
taşıyıcı annelik nedir? Taşıyıcı anneye, kadın herhangi bir kişi veya çiftle genetik olarak ilgili olmayan bir çocuğu taşıyor ve doğuruyorsa, gönüllü anne denir. Gönüllü anne ile doğan bebek arasında genetik bir yakınlık yoktur. Kadınlar bazı rahatsızlıkları nedeniyle gönüllü anneliğe başvuruyor. Bu rahatsızlıkların başında rahimin sebepleri gelmektedir. Tıp alanında yapılan yenilikler sayesinde son yıllarda gönüllü anneliğe ilgi artmış ve uygulanan işlemden başarılı sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Kadınlar gönüllü anneliğe farklı nedenlerle başvurmaktadır. Bu uygulama için uzman bir ekiple çalışmak önemlidir.
Taşıyıcı Anneliği Tercih Etme Nedenleri
taşıyıcı annelik nedir Neden tercih edilir? Taşıyıcı annelik ilk kez 1986 yılında uygulanmaya başlandı. ABD'de uygulanan bu yöntemle bebeği doğuran kadın, doğurduğu bebeği genetik olan anne ve babasına verdi. Bu yöntem ilk uygulandığında olumsuz tepkilerle karşılaşmıştı. Zaman içinde teknolojinin gelişmesiyle birlikte tıp alanında yapılan yenilikler bu pratiğin mevcut durumuna ulaşmasını sağlamıştır. Artık bu süreç uzman bir ekip eşliğinde gerçekleştirilmektedir. Uygulanan işlemden yüksek başarılı sonuçlar alınmaktadır.
taşıyıcı annelik nedir Ve neden tercih edilir? Kadınlara uygulanan bu yöntem genellikle bireyin sağlık durumu ile ilgilidir. Çiftler bazı sebeplerden dolayı çocuk sahibi olamayabilmektedir. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler bu uygulamaya başvuruyor. Uygulanan yöntemi tercih etme nedenleri:
Rahim, rahim olarak da bilinir. Kadın üreme organı olarak da tanımlanabilen rahim, kadında yoksa veya işlevini yerine getiremiyorsa, o kadın sağlıklı bir gebelik geçiremez. Sağlıklı bir hamilelik geçiremeyen kadınlar uzman kontrolünde taşıyıcı anneliğe başvurabilirler. Kadınlarda görülen bazı sağlık sorunları vardır. Bu sağlık sorunları nedeniyle kadın güvenli ve sağlıklı bir gebelik geçiremez. Sağlıklı ve güvenli bir gebelik için sağlık sorununun tedavi edilmesi gerekir. Tedavi uygulanmıyorsa veya uygulanan tedaviden olumlu sonuç alınamıyorsa güvenli ve sağlıklı gebelik yoktur. Hamile kalamayan veya hamile kaldıktan sonra hamile kalamayan kadınlar da sağlıklı doğum yapamazlar. Bazı kadınlar daha ileri yaşlarda anne olmak isteyebilir. Ancak yaşlanma nedeniyle bu mümkün değildir. İleri yaşlarda anne olmak isteyen kadınlar da gönüllü annelik başvurusunda bulunuyor.

Taşıyıcı annelik için her iki tarafın da sahip olması gereken bazı özellikler vardır. Son zamanlarda büyük ilgiyle tercih edilen taşıyıcı annelik nedir Merak eden birçok kadın var. Kadınlar anne olmak ve sağlıklı bir hamilelik geçirmek isterler. Ancak bazı nedenlerden dolayı bir kadın için sağlıklı bir gebelik mümkün olmamaktadır. Tıp alanında yapılan yenilikler sayesinde anne olmak isteyen kadınlar taşıyıcı annelik sayesinde anne olabiliyor. Anne olmak için kullanılan yönteme başvuranlar ise Kıbrıs'ı tercih ediyor. Kıbrıs, taşıyıcı annelik için tercih edilen önemli ülkelerden biri haline geliyor.
Taşıyıcı Annelik için Kuzey Kıbrıs
taşıyıcı annelik nedir Nerede Uygulanır? Kadınlara uygulanan bu yöntem uzman bir ekip eşliğinde gerçekleştirilir. Uygulanan yöntem için anne, baba ve taşıyıcı anneye ihtiyaç vardır. Annenin yumurtalıkları ve babanın spermleri alınır. Dış döllenme ile oluşan embriyo taşıyıcı anne olacak annenin rahmine yerleştirilir. Bu yöntemle hamile kalan kadına taşıyıcı anne denir. Taşıyıcı anne bebeği karnında taşır ve doğurur.
Kadınlar sağlıklı bir hamilelik geçirmek ve bebeklerini dünyaya getirmek isterler. Ancak bazı sağlık sorunları nedeniyle kadınlar sağlıklı bir gebelik geçiremiyor ve bebeklerini dünyaya getiremiyor. Ortak genetik özelliklere sahip bir bebeğe anne olmak isteyen kadın geliştirilen yöntemi tercih edebilir. Taşıyıcı olan annenin doğurduğu bebek ile hiçbir genetik bağı yoktur. Ancak yumurtalıklar ve sperm anne ve babadan alındığı için bebek ile ebeveyn arasında genetik bir yakınlık söz konusudur. Ebeveynler bu özelliğe hassasiyetle yaklaşmaktadır. Doğan bebek ile taşıyıcı anne arasında genetik ortaklık olmaması istenen bir özelliktir. Uygulanan yöntemin tüm süreci uzman doktor kontrolünde gerçekleştirilir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken birçok önemli husus vardır. Uzman bir ekip eşliğinde uygulanan yöntem daha güvenilirdir. Anne ve babadan alınan hücrelerin sağlıklı olması gerekir. Aynı zamanda taşıyıcı olacak annenin dokusunun da bebek ile uyumlu olması gerekir. Uzman ekip uygulanacak yöntem öncesinde gerekli testleri yapar ve verilere göre bir rapor oluşturur. Bu sayede yöntem güvenli ve sağlıklı koşullarda uygulanmış olur.
Dünya geneline baktığımızda birçok olumlu ve olumsuz gelişmenin yaşandığı görülmektedir.
Taşıyıcı anneliğe karşı olumsuz görüşler. Bazı ülkelerde yasa dışı olan bu süreç, bazı ülkelerde yasal kabul edilmekte ve uygulanmaktadır. Dünya genelinde taşıyıcı anneliğin yasal olarak uygulandığı ülke Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir. Türkiye'de bu işlem yasal olarak kabul edilmemektedir. Çünkü Türkiye'deki yasalara göre bebeğin annesi onu doğuran kadın olarak kayıtlara geçmektedir. Yasal olarak bebeğin gerçek annesi onu doğuran kişidir. Ancak taşıyıcı annelikte bebek ile taşıyıcı arasında genetik bir ortaklık söz konusu değildir. Taşıyıcı annelik ile doğan bebeğin gerçek annesi onu nüfusuna almak ister. Türkiye'de bu işlemin yapılması bebeğin soyunun değiştirilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum Türk Ceza Kanunu'na göre suç teşkil etmektedir. Bu nedenle taşıyıcı annelik yöntemi Türkiye'de uygulanmamaktadır. Anne ve babalar taşıyıcı annelik için Kıbrıs'ı tercih etmektedir. Bu işlem için Kıbrıs'ın tercih edilmesinin geçerli sebepleri vardır. Bu nedenlerin başında Kıbrıs'ta taşıyıcı anneliğin yasal olarak uygulanması gelmektedir. Ülkede uygulanan süreç yasal olduğu için herhangi bir suç teşkil etmemektedir.
Başta Türkiye olmak üzere birçok farklı ülke uygulanan yöntem için Kıbrıs'ı tercih etmektedir. Taşıyıcı gebelik yöntemini de uzman kadromuz ile Kıbrıs'ta uyguluyoruz. taşıyıcı annelik nedirNerelerde uygulandığını merak edenler ekibimizle iletişime geçerek detaylı bilgi alabilirler.
Taşıyıcı Anne Olmanın Koşulları
taşıyıcı annelik nedirŞartlar nelerdir? Taşıyıcı gebelik son zamanlarda büyük ilgi ile tercih edilmektedir. Ancak bu yöntem bazı ülkelerde uygulanmaktadır. Dünyada birçok etik, ahlaki ve dini bakış açısı vardır. Bu bakış açıları, dünyanın belirli bölgelerinde vekil hamileliği mümkün kılmıştır. Dünyadaki bazı ülkeler taşıyıcı anneliği onaylarken, çoğu ülke bu prosedüre karşı çıkıyor. Rusya ve Hindistan gibi ülkelerde uygun görülen işlem Fransa, İtalya, Çin gibi ülkelerde yasaklanmıştır.
Uygulanan işlemin yasak olduğu ülkelerden biri de Türkiye'dir. Çoğu ülkede yasal olmasa da, dünya çapında taşıyıcı anneliği seçen birçok kadın var. Türkiye'de taşıyıcı anneliği tercih eden kadınlar da var. Türkiye'de bu işlem uygulanmadığı için işlem yaptırmak isteyenler Kıbrıs'ı tercih ediyor. Kıbrıs'ta hizmet veren uzman ekibimiz her hasta için en özel çalışmaları yapmaktadır. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Taşıyıcı anneliğin Kıbrıs'ta yasal bir tedavi yöntemi olması açısından önemli bir ülkedir. Ülkede uygulanan bu süreç de bu şekilde kayıt altına alınmaktadır. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Taşıyıcı annelik başvurusu yapmak isteyenler kimlerin taşıyıcı anne olabileceğini merak ediyor. Peki kimler taşıyıcı annelik yapabilir?
Taşıyıcı anneliğe başvurmak isteyen kadınların sahip olması gereken bazı önemli özellikler vardır. Bu özelliklere sahip kadınlar taşıyıcı annelik için uygundur. Çiftler isterlerse taşıyıcı gebelik için tanıdıkları bireyi seçebilirler. Aynı zamanda çiftler daha önce görmedikleri bir bireyi de seçerek taşıyıcı annelik başvurusunda bulunabilirler. Taşıyıcı gebe olmak isteyen bir kadının 21 ile 40 yaş arasında olması gerekmektedir. Kadının sağlıklı ve güvenli bir gebelik için uygun olması gerekir. Daha önce sağlıklı bir gebelik geçirmiş ve doğum yapmış kadınlar uygun kabul edilir. Taşıyıcı olacak gebenin herhangi bir bulaşıcı hastalığının olmaması önemlidir. Alkol, sigara, uyuşturucu veya madde bağımlısı olmamalıdır. Taşıyıcı annelik için kadının hem sosyal yaşantısının hem de psikolojik durumunun uygun olması gerekir. Tüm bu şartlar uzman bir ekip tarafından kontrol edilir. Eğer kişi uygunsa taşıyıcı annelik için onay verilir.
Taşıyıcı anneler, kadının arkadaşı, akrabası, annesi veya teyzesi veya yabancı bir kadın olabilir. Taşıyıcı gebelik için izlenmesi gereken birçok prosedür vardır. Bu yöntem basit bir yöntem değildir. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Öne çıkan bir ülkedir. Ülkedeki bu yasal işlem için öncelikle Taşıyıcının hem bedenen hem de ruhen zinde olması gerekir. Vekil uygun özelliklere sahip değilse işlem iptal edilebilir. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Birçok kadın tarafından tercih edilmektedir. Taşıyıcı olmak isteyen kadınlardan bu işlem için belirli bir ücret alınmaktadır. Hamile vekiller ve çiftler arasında kararlaştırılan miktar farklı olabilir. Söz konusu para tamamen iki taraf arasındadır. Taşıyıcı gebe olmak isteyen kadının şeker, tansiyon gibi rahatsızlıklarının olmaması gerekir. Hamilelikte şeker hastalığı, tansiyon gibi hastalıklar sağlıklı bir hamilelik için risk oluşturur. Kıbrıs taşıyıcı anneliği İşlem en düşük risk seviyesinde gerçekleştirilir. Taşıyıcı hamile çok zayıf olmamalıdır. Taşıyıcı gebenin obez olmaması da önemlidir. Sağlıklı ve güvenli bir hamilelik için ideal kiloda olmak önemlidir.
Anne adayları taşıyıcı anneye ihtiyaç duymadan kendi bebeklerini kucaklarına alabilirler. Anne adayının hamilelik döneminde şeker ve tansiyon gibi rahatsızlıkları olabilir. Bu rahatsızlıklar doktor kontrolünde tutulduğunda anneye ve bebeğe zarar vermez. Anne adayı hamileliği süresince çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabilir. Bu sağlık sorunlarına doktor tarafından müdahale edilebilir. Her anne adayı farklı yaş ve kilolarda gebe kalabilir. Riskli durumlarda tıbbi müdahale gerekebilir. Normal bir gebelikte tüm bunlar normal kabul edilirken taşıyıcı annelikte dengeler değişir. Taşıyıcı annelik hiçbir riski kabul etmez. Bu nedenle olası riskler en aza indirilir. Taşıyıcı annelik için alınması gereken önlemler vardır. Sağlıklı ve güvenli bir taşıyıcı annelik için taşıyıcı gebenin sahip olması gereken bazı özellikler vardır. Taşıyıcı gebenin yaşı, önceki doğum sayısı, önceki gebelik ve doğum süreçleri, hastalıkları etkilidir. Sağlıklı ve güvenli bir gebelik için Taşıyıcı Annenin yaş aralığı 21 ile 40 arasında olmalıdır. Gebeliğin riske girmemesi için Taşıyıcı Annenin şeker, tansiyon ve kalp gibi herhangi bir hastalığının olmaması gerekmektedir. Hamile taşıyıcı annenin uygun özelliklere sahip olması durumunda işlem onaylanır. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Taşıyıcı gebe adayının uygun özelliklere sahip olması gerektiği dikkatle belirlenir. Titizlikle yürütülen süreç sayesinde uygulanan süreçten başarılı sonuçlar alınmaktadır. Taşıyıcı gebelik ile öne çıkan Kıbrıs, güvenle tercih edilebilir. Merkezimize uzman bir ekip eşlik etmektedir. Kıbrıs taşıyıcı anneliği profesyonel hizmet sunmaktadır.
Bebeğin Genleri taşıyıcı annelik
Taşıyıcı anne hamileliğini düşünen ebeveynler, doğmamış bebeğin genlerinin taşıyıcı anne ile bir ortaklık göstereceğinden endişe duymaktadır. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Doğum belgesi için başvurmak isteyen ebeveynler bebeğin genlerinin taşıyıcı gebe ile paylaşılmasını istemezler. Geliştirilen ve uygulanan bu yöntem ile doğan bebekler biyolojik ebeveynlerinin genlerini taşımaktadır. Taşıyıcı gebelik için anne ve babanın yumurtalıkları ve spermleri kullanılır. Kullanılan yumurtalıklar ve spermler dış ortamda döllendikten sonra taşıyıcı gebenin rahmine yerleştirilir. Bu nedenle gebelik sırasında döllenme sonucu doğan bebek biyolojik anne ve babasına benzemektedir. Çiftler birçok soru üzerinde dursalar da doğacak bebeğin taşıyıcı anneye benzeyip benzemeyeceğini merak ederler. Kullanılan yöntemle ilgili en sık sorulan soru budur.
Taşıyıcı Annenin Hamileliğine Hazırlık
Hamileliğe hazırlanmak bazen anne adayları için zor bir süreç olabilir. Taşıyıcı annelik için bu süreç daha kapsamlıdır. Taşıyıcı anneye gönüllü anne de denir. Gönüllü anneler, taşıyıcılar, taşıyıcı gebeler olarak ifade edilen kadınlar bu süreçte uzman bir ekiple hareket etmektedir. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Uzman ekibimiz hizmetinizde. Ekibimiz sayesinde bu süreç göründüğü kadar karmaşık değil. Taşıyıcı annelik sürecinde her ne kadar uzman doktor yer alsa da bu süreç aslında üç kişi arasında gerçekleşen bir süreçtir. Anne, baba ve taşıyıcı arasında gerçekleşen bu süreçte uzmanlar da yer almaktadır. Jinekolojik muayenelerin yapılmasından uzmanlar sorumludur. Yapılması gereken bazı kan testleri vardır. Muayene ile birlikte bu kan testleri de eksiksiz olarak yapılır. Muayene ve tahlillerle birlikte taşıyıcı anne adayının psikolojik uygunluğu da değerlendirilir. Bunun için adayın psikolojik durumu gözden geçirilir. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Hizmet veren merkezimiz tüm detaylara eksiksiz bir şekilde dikkat etmektedir.
Taşıyıcı annelik 9 aylık bir süreç değildir. Hamilelik öncesinde anne ve babanın bazı kontrollerden geçmesi gerekir. Daha sonra taşıyıcı gebe adayı da bazı kontrollerden geçmelidir. Gebelik planının hazırlanması adayın adet döngüsü ile birlikte hesaplanır. Rahmin gebelik için hazırlanması gerekir. Taşıyıcı annelik süreci boyunca belirli aralıklarla ultrason taramaları yapılır. Rahim gebeliğe hazır olduğunda embriyo transferi yapılır.
Kıbrıs taşıyıcı anneliği Alanında hizmet veren uzman kadromuz embriyo transferi yaparak taşıyıcı annelik sürecini başlatır. Bazı çiftler için donmuş embriyolar mevcuttur. Dondurulmuş embriyolar varsa bu embriyolar transfer edilir. Dondurulmuş embriyo yoksa tüp bebek tedavisi ile süreç başlar. Tüp bebek tedavisi, taşıyıcı gebenin iç rahim hazırlığı ile senkronize edilir. Embriyolar laboratuvar ortamında döllenir ve uygun günde taşıyıcı gebeye aktarılır.
Bir Vekil Nasıl Bulunur?
Çoğu çift için bir taşıyıcı anne bulmak zor olabilir. Çiftler taşıyıcı anneliği çok isteseler de birçok soru işaretiyle kalabiliyorlar. Taşıyıcı annelik hakkında doğru ve güvenilir bilgi almak isteyen çiftler Kıbrıs taşıyıcı anneliği Servis merkezimizi ziyaret edebilirsiniz. Çiftler için uygun adayı bulmanın en iyi yolu merkezimizle çalışmaktır. Doğru ve profesyonel bir ekiple hareket etmek bu süreci kolaylaştıracaktır. Merkezimiz bu konuda size yardımcı olacaktır. Çiftler için güvenilir taşıyıcı bulmak oldukça zordur. Risk almadan güvenli bir taşıyıcı annelik süreci için merkezimizle işbirliği yapabilirsiniz. Profesyonel ekip ile birlikte çalışmak hem süreci basitleştirir hem de olası risklerin önüne geçer. Aynı zamanda birlikte hareket etmek, süreci bir bütün olarak takip etmeyi kolaylaştırır.
Kıbrıs taşıyıcı anneliği Hizmet veren merkezimiz güvenli koşullarda işlemleri gerçekleştirmektedir. Birçok çift, hamile taşıyıcı annenin bebeği gelecekte doğurmak istemeyebileceğinden endişe ediyor. Ebeveynler ve taşıyıcı arasında güveni sağlamak için bir sözleşme yapılmalıdır. Sözleşmede belirtilen şartlar sayesinde her iki taraf için de etik bir anlaşma sağlanır. Sözleşme sayesinde dünyaya gelen çocuk güvenli ve sağlıklı bir şekilde biyolojik anne ve babasına teslim edilir.
Taşıyıcı anneliğe karşı olumsuz düşünceler dünya çapında daha yaygındır. Pek çok ülkede taşıyıcı anneliğe müsamaha gösterilmez. Bu ülkelerin aksine Kıbrıs'ta taşıyıcı annelik daha hoşgörülüdür. Kıbrıs'ta embriyo, yasal bir zorluk olmaksızın taşıyıcı anneye transfer edilebilir. Türkiye'den birçok ebeveyn taşıyıcı annelik için Kıbrıs'ı tercih ediyor. Bunun başlıca nedenleri şunlardır:
Türkiye ile Kıbrıs arasında ulaşım kolaylıkla sağlanabilmektedir. Türkiye'de taşıyıcı annelik yok. Bu nedenle çiftler taşıyıcı annelik için en yakın merkez olan Kıbrıs'a giderler. Kıbrıs'taki merkezimizde uzman personel eşliğinde operasyonlar gerçekleştirilmektedir. İki ülke arasındaki ulaşım kolay olduğu için kontroller ve tedavi süreci kesintiye uğramamaktadır. Birçok ülkeye göre Kıbrıs bu süreç için en uygun ülkelerden biridir. Ekibin Kıbrıs'taki tecrübesi, ülkenin yasal zorluklara neden olmaması önemlidir. Ülkede herhangi bir yasal zorluğun olmaması, diğer ülkelerden çok sayıda ziyaret yapılmasını sağlamaktadır. Uzman bir ekip eşliğinde gerçekleştirilen işlemler güvenli ve sağlıklı koşullarda tamamlanır. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Merkezimizi güvenle tercih edebilirsiniz. Dilerseniz bizimle iletişime geçerek detaylı bilgi alabilirsiniz.
Taşıyıcı anneliği düşünen çiftler için bebeğin kime benzeyeceği önemli bir konudur. Taşıyıcı anne hamileliğinde doğan bebek biyolojik anne ve babaya benzer. Doğan bebek ile taşıyıcı arasında genetik bir ortaklık yoktur. Çünkü taşıyıcı annelik için biyolojik anne ve babanın yumurtalıkları ve spermleri kullanılır. Çok nadir de olsa bazı durumlarda taşıyıcı gebenin yumurtalığı da kullanılabilir. Bunun için anne ve babanın rızası ile taşıyıcı onayı alınır. Gebelikten doğan bebek, yumurtalıkları ve spermleri kullanılan bireylerle ortak özellikler gösterir. Taşıyıcı anneliği düşünen çiftlerin güvenlik konusunda da ciddi endişeleri vardır. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Uzman kadromuz herhangi bir aksilik olmadan güvenli koşullarda süreci yönlendirir.
Çiftler daha sonra işlemin fiyatlarını dikkate alır. Dünyanın bazı bölgelerinde taşıyıcı annelik için farklı fiyat aralıkları belirlenmektedir. Kıbrıs ise son derece başarılı hizmetleri en uygun fiyatlarla sunan bir ülkedir. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Uygun fiyatlar sunan başlıca ülkelerden biridir. Yaşam standartları yüksek olan bu ülkede yaşam maliyeti de uygun. Taşıyıcı gebelik için Türkiye'den Kıbrıs'a gelmek aynı zamanda güzel vakit geçirmek demektir. Çiftler burada stres seviyelerini azaltabilir. Yılın dört mevsiminde ülkeyi rahatlıkla ziyaret edebilirsiniz. Kıbrıs taşıyıcı anneliği Kendi alanında yüksek başarı sunan bir ülkedir. Ülke birçok farklı ülkeden ziyaretçi kabul etmektedir. Ziyaretçiler ülkenin avantajları ve başarı oranı nedeniyle Kıbrıs'ı tercih etmektedir.
Taşıyıcı Annelik için Güvenilir Merkez
Kıbrıs taşıyıcı anneliği Uzman personel eşliğinde uygulanan işlemler için hizmet veren merkezimiz güvenli koşullarda tamamlanmaktadır. Profesyonel ekip tarafından kontrol edilen süreç başarıyla sonlandırılır. Bilindiği üzere taşıyıcı annelik birçok detayı içinde barındıran zorlu bir süreçtir. Bu sürecin eksiksiz yönetilmesi önemlidir. Detaylara yer verilmeli, sağlıklı ve güvenli bir gebelik süreci sağlanmalı ve bu süreç başarıyla sonlandırılmalıdır. Merkezimiz Kıbrıs'ın önde gelen güvenilir ismi olarak hizmet vermektedir. Uzman bir ekip tarafından sağlanan taşıyıcı annelik hizmeti ekonomik ve güvenilirdir.
Kendi sperm hücreleriyle hamile kalamayan (Azospermik hastalarda) veya hamileliği sağlık açısından çok riskli olan (bulaşıcı bir hastalık veya genetik hastalık taşıyan) çiftlerin banka spermi (donör sperm) kullanılarak tüp bebek uygulaması. sperm bağışı evlenmeden hamile kalmak isteyen bekar kadınların sıklıkla anne olmak için başvurduğu bir tedavi yöntemidir. Bu süreçteki gebeliğin başarısı, embriyo kalitesine, yumurta rezervine ve anne adayının yaşına göre değişmektedir.
Günümüzde kök hücre çalışmaları yapılarak azospermik hastalara sperm üretilmesi hedeflenmektedir. Ancak tedavi olarak henüz hiçbir ülkede uygulama aşamasına gelmemiştir. Bu nedenle sperm arama teknisyenleri olan PESA, MESA, TESA, TESE, Mikro-TESE uygulandıktan sonra pozitif sonuç alınmazsa. sperm bağışı tedavi, genel olarak tedavi ettiğimiz çiftlere baktığımızda TESE, TESA ve Mikro-TESE işlemini Kıbrıs'taki merkezimizde son kez denedikten sonra çiftler aldıkları sonuca göre kendi yollarına karar verirler.
Tedavi sırasında sperm hücresi bulunursa normal tüp bebek tedavisi gibi işleme devam edilir, sperm hücresi bulunmazsa bankadan seçilen sperm örneği ile tedavi edilir. Aynı şekilde sağlıklı yumurtaya sahip olmayan kişiler de yumurta donasyonu tedavisinden yararlanabilirler. Bu tür tedaviler uzun yıllardır Kıbrıs'ta yasal olarak uygulanmaktadır. Kıbrıs tatil fırsatı, konaklama ve hizmetler, başarı oranları, deneyim, teknolojiye ayak uydurma ve uygun sperm bağışı fiyatları Bir cazibe merkezi haline geldi.
Özellikle Türkiye'de yaşayan hastalar, dil sorunu olmaması, ulaşımın kolay olması, pasaport gerektirmemesi ve en önemlisi Avrupa ülkelerine göre finansal olarak çok daha ucuz olması nedeniyle Kıbrıs'ta tedavi olmayı tercih ediyor.
Merkezimizde yumurta donasyonu tedavisinden sonra en sık kullanılan donasyon tedavisi. sperm bağışı tedavidir. IVOX Hastanesi ve Tüp Bebek Merkezi olarak uzman kadromuz ve donanımlı ekipmanlarımız ile profesyonel hizmet vermekteyiz. Kıbrıs'ta sperm bağışı ne kadar??Öğrenmek isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Erkek Kısırlığının Nedenleri
Erkek kısırlığı faktörü olarak en sık görülen çözüm yöntemlerini ve nedenlerini tek tek inceleyecek olursak:

Banka Spermi Temini ve Seçimi
sperm bağışı Bankadan tercih edilen sperm örneklerinin döllenmesi kanıtlanmıştır ve daha önce tüm rutin bulaşıcı hastalıklar ve genetik hastalıklar için taranmıştır. Tedavi için başvuran çiftlerin istekleri doğrultusunda fiziksel özellikler ve kan grubu uyumu sağlanarak tedaviye uygun spermler belirlenir. Bu spermler Danimarka ve Amerika gibi ülkelerdeki sperm bankalarından elde edilmektedir. sperm bağışı Karyotip (46 XY), Talasemi (Talasemi), Kistik Fibrozis, Belsoğukluğu, Klamidya, Frengi, Hepatit C, Hepatit B ve HIV taramaları yaptıranların spermlerinde ileride sorun olmaması için tarama yapılmaktadır.
Gerekli tıbbi testleri yaptırmanız için ihtiyacınız olan tüm yardımı almanızı sağlıyoruz. Kullandığımız spermlerin güvenilir ve kaliteli yerlerden temin edildiğinden emin olabilirsiniz. Sürecin mümkün olduğunca kolay olmasını sağlamak için yalnızca en iyi sperm donörlerini seçiyoruz. Hizmetlerimiz hakkında sizi sürekli bilgilendirerek endişelerinizi ortadan kaldırıyoruz. Aklınızdaki soruları gönül rahatlığıyla ve yerinde cevaplayarak sperm bağışı fiyatları Hizmetlerimizden yararlanmanızı sağlıyoruz.
Sperm Donasyonu Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Sperm bağışçıları birçok prosedürden geçer. sperm bağışı yapabilirler. Bu süreç titizlikle yönetilmektedir.
Kıbrıs'ta sperm bağışı ne kadar?
Tedavi süresi ne kadardır? Başarı oranı nasıl? Bu tür sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya merkezimizi ziyaret edebilirsiniz.
Sperm Donasyonu Tedavisinde Alıcının Tedavisi ve Takibi
Tüp bebek tedavisi için muayene ve gerekli testlerden geçtikten sonra kadının yumurta rezervine ve yaşına göre bir hazırlık protokolü belirlenir ve anne adayı kendi ülkesinde kendi doktoru veya bizim önerdiğimiz bir doktor tarafından takip edilerek ön tedaviye başlanır. Ön tedavi yaklaşık 10-15 gün sürer ve kadının adet kanamasının 2. veya 3. günü başlar. Bu işlemin amacı kadının normal adet döngüsünde olgunlaşan birkaç yumurta hücresini ilaçlar yardımı ile uyarıp çoğaltarak çiftin tüp bebek sürecindeki başarısını arttırmaktır.
Anne adayından istenen testler şunlardır:
Anne adayından istenen bilgiler şu şekildedir:
Baba adayının yapması gereken testler şu şekildedir:
Kıbrıs'ta Sperm Donasyonu İşleminin Tedavi Süreci
sperm bağışı Kadının ön tedavisinin tamamlanması ile çiftin 1 hafta kadar sürecek Kıbrıs seyahati planlanır ve tedavi başlar. Planlama yapılırken Kıbrıs'ta sperm bağışı ne kadar? ve tedavinin ne kadar süreceğini, sorularınızı detaylı olarak yanıtlıyoruz. İlk gün çift herhangi bir işlem yapmadan havaalanından otele transfer edilir. 2. gün yumurta toplama işlemi anestezi altında yapılacağı için anne adayı işlem saatinden 6 saat öncesine kadar su içmemesi ve yemek yememesi konusunda uyarılır.
2. gün yumurta toplama işleminin (OPU) saatine göre hastanemizin aracı hastalarımızı otelden alarak kısa sürede ve güvenilir bir şekilde kliniğe ulaştırır. Hastanemizde anne adayına anestezi altında yumurta toplama işlemi (OPU) yapılır. İşlem için banka spermi belirlenir. Bu işlemden sonra mikroenjeksiyon ile dölleme işlemine geçilir ve tüp bebek süreci başlar. 3. gün, 4. gün, 5. gün ve 6. gün hastalarımız otelde dinlenerek embriyolarının gelişimini beklerler.
7. gün işlem saatine göre hastanemizin aracı ile ulaşım sağlanarak embriyo transferi için hastanemize gelinir. Hastalarımıza embriyolarının gelişimi hakkında detaylı bilgi verildikten sonra hastanın idrar yapması beklenerek transfer işlemine geçilir. İyi kalitede 2-3 embriyo seçilerek ultrason yardımı ile anne adayına transfer edilerek tedavi tamamlanır. Transfer işleminden sonra hasta hastanemizde kendi odasında 2 saat dinlendikten sonra otele transfer edilir. 8. gün uçuş saatine göre hastamızın ulaşımını sağlayıp çiftimizden ayrılıyoruz.
Sperm Donasyonu Tedavisi Sonrası Süreç
sperm bağışı Tedavi, gebelik sonucu embriyo transfer gününden 12 gün sonra kanda Bhcg hormon analizi ile belirlenir. Bu dönemde anne adayı eşiyle cinsel ilişkiye girmemeli ve ağır işlerde bulunmamalıdır. Gebelik testi sonucu pozitif çıkarsa hasta ilaçlarını söylendiği şekilde almaya devam eder ve ilk ultrason muayenesi için tercih ettiği kadın doğum uzmanından randevu alarak gebelik takibine başlar. Hamilelik sonucu olumsuz ise verilen ilaçları durdurarak adet kanamasının gelmesini bekler.
Kıbrıs'ta Sperm Bağışı Ne Kadar?
Kıbrıs'ta sperm bağışı ne kadar? Sıkça sorulan ve araştırılan bir sorudur. Tüp bebek tedavileri için Kıbrıs en çok tercih edilen bölgeler arasındadır. Bunun nedenleri arasında; uygun sperm bağışı fiyatlarıTüp bebek merkezleri en güncel teknikleri takip eder, devlet politikaları tüp bebek merkezlerinin manevra yapmasına ve kaliteli hizmet vermesine olanak tanır. Fiyatlardaki değişimi etkileyen birçok faktör vardır. Bu faktörleri öğrenmek ve net fiyatı öğrenmek için her zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kıbrıs Sperm Bankası Fiyatları
sperm bağışı Sperm bankalarından sperm alınır. Sperm bankalarında kan grubu, eğitim düzeyi, kilosu, boyu, ten rengi, göz rengi ve saç durumuna göre uygun donör tercih edilebilir. IVOX Hastanesi ve Tüp Bebek Merkezi olarak kullandığımız spermleri, kalitesi ve güvenilirliği dünya çapında kanıtlanmış sperm bankalarından temin etmekteyiz. Sperm bağışı fiyatları Sperm bankası hakkında daha fazla bilgi almak için istediğiniz zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz. sperm bankası fiyatlar.
Sperm Donasyonu İçin Neden Kıbrıs'ı Tercih Etmeliyim?
yüksek kalite sperm bağışı Avrupa'da tedaviyi seçmenize izin verecek birçok yer var. Ancak, Kıbrıs'ı donör kullanımı için harika bir seçenek yapan faktörlerden bazıları şunlardır:
Sperm Donasyonu İçin Neden IVOX Tüp Bebek Merkezini Tercih Etmeliyim?
Bizimle çalışmaktan keyif alacağınızı düşündüğümüz sebeplerden sadece birkaçı:
Kıbrıs'ta Sperm Donasyonu Başarı Oranları
Kıbrıs'ta sperm bağışı ne kadar? Sorusundan sonra en çok merak edilen soru ise tedavinin başarı oranının ne olduğudur. Süreç ne kadar monoton olursa olsun, başarı oranları kişisel duruma göre küçük değişiklikler göstermekle birlikte birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Başarı oranlarını çoğunlukla vücudun tedaviye ve tedavi öncesine verdiği yanıt, kadının yumurtalık rezervi ve yaş gibi faktörler belirler.
Kıbrıs'ta tedavi başarı oranları 20-29 yaş arası kadınlarda ve 40 yaş ve üzeri kadınlarda civarındadır. Ayrıca tedaviye verdiğiniz yanıt, daha sonra ne olacağını belirlemede önemli bir rol oynar. Ancak, daha yüksek başarı oranlarına sahip tedaviler olduğunu unutmayın.
Sperm Donasyonu İle İlgili Endişeler
Çocuk sahibi olamama sorunu, hem sosyal çevrelerinde hem de evliliklerinde ciddi huzursuzluklara neden olan sorunların başında gelmektedir. Özellikle bu sorun azospermi gibi standart tüp bebek tedavisi ile çözülemeyecek bir sorunu işaret ediyorsa ancak bu tedavi yöntemi ile çözülebilir ise süreç daha da zorlaşır. Bu süreçte çiftlerin kafasında birçok soru işareti ve tereddüt olabilir.
Çiftler arasındaki belki de en özel konulardan biri olan bebek sahibi olma yolunda yaşanan sorunlar, çiftleri daha kırılgan ve gergin hale getirebildiğinden, çiftler bu sıkıntıları çoğu zaman yakın çevrelerinden ve ailelerinden bile gizlerler. Ancak azospermi gibi herhangi bir tedavi veya çözümün olmadığı durumlarda çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için iki seçenek bulunmaktadır. Birincisi evlat edinme, ikincisi sperm bağışı IVF tedavisi ile.
Evlat edinme çok önemli bir karar olsa da çevresel tepkiler çiftler için zor zamanlar yaratabilir. Özellikle zamanı geldiğinde bunu çocuğa açıklama korkusu ya da bir aile üyesinin bu durumu çocuğa anlatacağı korkusu çiftleri çıkmaza sokar. IVOX Hastanesi ve Tüp Bebek Merkezinde uzman doktorumuz ve ekibimizle gerçekleştirdiğimiz tedavilerde böyle bir durum söz konusu değildir.
Merkezimiz dünyanın her yerinden sayısız çifti ağırlamaktadır. Çiftlerin her tedavide olduğu gibi bu tedavide de bizi tercih etmesi hastaların gizliliğini korumamızdan kaynaklanmaktadır. Çiftlerin bilgileri kayıt altına alınır ve kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşılmaz. Bu nedenle kimsenin bu bilgilere ulaşması mümkün değildir. Hastalarımız bu tedaviyi sadece herkesten saklamakla kalmaz, ileride çocuklarına veya çevrelerine açıklamak zorunda kalmazlar, aynı zamanda tedavi sürecini de gönül rahatlığıyla geçirirler.
Semen Kriyoprezervasyonu - Anne ve baba olabilecek bireyler bebek sahibi olmayı bir süre ertelemek isteyebilirler. Farklı nedenlere bağlı olarak bireyler çocuk sahibi olma isteklerini erteleyebilirler. Ancak ilerleyen zamanlarda bireyin sağlıklı bir çocuk sahibi olması zorlaşabilir. Bu nedenle bireyler ileride çocuk sahibi olabilmek için yumurtalıklarını ve spermlerini dondurmaktadır. Kadın ve erkeklere uygulanan bu yöntem ile bireyler çocuk sahibi olmak istediklerinde dondurulmuş yumurtalık ve sperm kullanarak gebeliği başlatabilirler. Bu işlem uzman hekimler tarafından yapılmaktadır.
Kadınlar çeşitli nedenlerle yumurta dondurma süreçtir. Bu nedenlerin temelinde kadının henüz anne olmak istememesi ve ileride anne olma şansını kullanmak istemesi yatmaktadır. Bu süreçte yumurta dondurma işleminde kadının yumurtaları dondurulur ve saklanır. Dondurulmuş yumurtalar gelecekte kullanılabilir ve kadın doğurganlığını korur. yumurta dondurma işlemi Oosit Dondurma veya Oosit Kriyoprezervasyonu olarak da bilinmektedir. Uygulanan bu işlem ile yumurta hücresi, işlemin yapıldığı dönem itibariyle biyolojik yapısını korumaktadır. Aynı zamanda bu işlem ile kadınların anne olma yetenekleri de korunmuş olur. Bu işlem kadınlar tarafından farklı nedenlerle tercih edilmektedir. Şu anda hamile kalamayan kadınlar, hamile kalma riski olan kadınlar ve ileride anne olmak isteyen kadınlar tarafından tercih edilmektedir.
Yumurta Nasıl Dondurulur?
yumurta dondurma İşlem uzman bir hekim kontrolünde gerçekleştirilen bir işlemdir. Bu işlem için öncelikle kadın muayene edilmeli ve bir doktora danışılmalıdır. Gerekli tüm kontroller yapıldıktan sonra mevcut veriler incelenir. Bu muayeneden sonra uygun koşullarda kadının yumurtalıkları dondurulur. Dondurma işlemi için kadının yumurtalıklarından ultrasonografi ile yumurta veya dişi üreme hücreleri toplanır. Toplanan yumurta veya hücreler laboratuvarda kriyoprotektan denilen koruyucularla birleştirilir. Koruyucuların etkileşiminden sonra yavaş veya hızlı dondurma işlemi uygulanır. Dondurma işleminde yumurtalık veya hücre -196 derecede saklanır. 24 Ekim 2014 tarihli Üreme Tıbbı Yönetmeliği uyarınca;
Kanser tedavisi gören kadınlar için uzman hekim onayı alındıktan sonra işlem uygulanabilmektedir. Bu yöntem çikolata kisti ve kanser ameliyatı öncesi kadının doğurganlığını korumak için uygulanabilmektedir. Aynı zamanda yumurta rezervi azalmış kadınlarda da bu yöntem kullanılabilir. Yumurta rezervi azalmış kadınların sağlık kurulu raporu ile 3 uzman doktor tarafından onaylanması gerekmektedir. Kadının uzman doktorlar tarafından muayene edilmesi ve raporun onaylanması gerekir.
Kanser tedavisi için uygulanan kemoterapi ve radyoterapi, kadının üreme fonksiyonunu kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle kanserli kadınların anne olma şanslarını korumaları gerekir. yumurta dondurma işlemi seçebilir. Özellikle genç yaşta kanser teşhisi konan kadınlar, tedavi öncesi üretkenliklerini korumak için bu işlemi tercih etmektedirler.
Yumurta Dondurulmasından Kimler Yararlanabilir?
yumurta dondurma İşlem farklı nedenlerle uygulanmaktadır. Kadınlara uygulanan bu işlem için uzman hekimler istihdam edilmektedir. yumurta dondurma prosedür uygulanan kadınlar:
yumurta dondurma Bu prosedür öncelikle kanser hastalarına uygulanmaktadır. Kanser hastası bir kadın doğurganlığını korumak için yumurtalarını dondurabilir. Kadının yumurta rezervi düşük ise dondurma işlemi uygulanabilir. Bunun için kadının yaşı ve yumurta rezervi incelenmelidir. Ergenliğe ulaşmış kadınlar 38 yaşına kadar gebe kalmayı planlamıyorlarsa yumurtalarını dondurabilirler. Kadınlar yaşam koşulları ya da kariyer planı nedeniyle gebeliği ertelemek isteyebilir. Gebeliği erteleyen kadın ileride anne olma şansını korumak için dondurmayı tercih eder. Kadınlar kariyer planı ya da yaşam koşulları nedeniyle bir süre gebeliği düşünmeyebilir. Bu gibi durumlarda kadının ilerleyen yaşlarda anne olabilme ihtimalini korumak için dondurma işlemi uygulanır.
Radyoterapi veya kemoterapi görmüş veya yakın zamanda görecek olan kadınlara da dondurma işlemi uygulanmaktadır. Bu yöntem aynı zamanda üreme organlarına cerrahi müdahale olan veya olacak kadınlarda da tercih edilmektedir. Erken menopoz riski taşıyan kadınların da gelecekte anne olmaları gerekiyor. yumurta dondurma işlemi seçebilir. Dondurma işleminin temel amacı kadının doğurganlığını korumak ve kadının ileride tekrar anne olabilmesini sağlamaktır. Bu işlem uzman bir hekim kontrolünde gerçekleştirilir.

Yumurta Dondurma Avantajları ve Dezavantajları
yumurta dondurma İşlem ilk olarak 1980 yılında uygulandı. Zaman içinde geliştirilen bu yöntem, son 30 yılda daha yüksek başarılara imza attı. Dondurulduktan sonra ilk bebek 1986 yılında Avustralya'da doğdu. Bu yöntem ilk kullanıldığında kanser tedavisi gören kadınların doğurganlığını korumak için kullanılıyordu. Günümüzde üreme çağını ileri yaşlara çıkarmak için de kullanılmaktadır. yumurta dondurma Süreç beraberinde bazı avantajları da getiriyor. Bu avantajların başında, kadının yaşı ilerledikçe dahi uygulanan işlem sayesinde anne olabilme şansının verilmesi gelmektedir. Kadınlar farklı nedenlerle yumurta dondurma işlemi seçebilir. Sebep ne olursa olsun, sürecin temel amacı değişmez. Uygulanan işlem sayesinde kadınlar ileride anne olma şansına sahip olacaklardır. Dondurma işleminin büyük bir dezavantajı olduğu söylenemez. Ancak işlem sırasında bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Nadir olmasına rağmen, bazı kadınlar bu ilaçlardan yan etkiler yaşayabilir. Bu yan etkiler ciddi yan etkiler değildir. Dondurmanın yan etkileri:
Yukarıda belirtilen yan etkiler nadir olmakla birlikte hafiftir. Yan etki durumunda hekim desteği sağlanır.
Bakireler Yumurta Dondurulmasından Yararlanabilir mi?
yumurta dondurma İşlem sadece evli kadınlara uygulanmamaktadır. Ergenliğe ulaşan her birey dondurma işleminden yararlanabilir. Bekar bir kadın anne olmayı ileri yaşlara ertelemek istiyorsa dondurma işlemini tercih edebilir. Doktorlar donma işlemi için yapılacak muayenede rahime ve toplanacak yumurtalara vajinal yoldan ulaşmayı tercih ederler. Hekimler tarafından tercih edilen bu yöntem hem kolaydır hem de sorun yaratmaz. Bakire bir kadın, kızlık zarı olarak ifade edilen zarın zarar görmemesi için bu yolu seçmek istemeyebilir. Bu gibi durumlarda karın ultrasonu ve yumurta toplama yöntemi tercih edilebilir. Ancak bu yöntem daha zordur. Aynı zamanda bu yöntem sorun çıkarma potansiyeli yüksek bir yöntemdir.
Bakire bir kadın dondurma işleminden yararlanmak isteyebilir. Ancak zara zarar verilmeyecekse muayene ve toplama işlemi vajinadan değil karından yapılacaktır. Bu yöntem hekim ve hasta için zor bir süreçtir. Hekim her iki durum için de hastayı detaylı olarak bilgilendirmelidir. Bekaret zarı her kadında farklıdır. Membran esnek bir yapıya sahipse vajinal işlem membrana zarar vermeyebilir. Bu sadece bir olasılık. Hekim tarafından muayene edildikten sonra hasta ile hekim arasında detaylı bir görüşme yapılmalıdır.
Dondurma işlemi ne kadar erken yapılırsa işlemin başarı oranı o kadar yüksek olur. Çünkü erken yaşlarda yumurta rezervi daha fazladır. Bazı nedenlerden dolayı yumurta rezervi yaş ilerledikçe azalmaya başlar. Dondurma için en uygun yaş aralığı 20-30 yaş arasıdır.
Dondurulduktan Sonra Yumurtaların Çözülmesi
Yumurtalar dondurulduktan sonra tekrar kullanılmak üzere çözdürülür. Dondurulmuş yumurtalar kadın anne olmak istediğinde çözdürülür. Kadının anne olmasını engelleyen bir sağlık sorunu varsa ve bu sorun ortadan kalkmışsa dondurma işlemi sonlandırılır. Dondurma işleminin sonlandırılması için kadının karar vermesi ve bir hekime başvurması gerekir. Gerekli kontroller yapıldıktan sonra çözdürme işlemi gerçekleştirilir. Çözdürülen yumurta ile baba adayının spermi laboratuvar ortamında birleştirilir. Birleşme sonrası oluşan embriyo kadının rahmine transfer edilir. Bu aşamada tüp bebek prosedürü uygulanmış olur.
Embriyo Dondurma Nedir?
embriyo dondurma Bu süreçte anne adayından alınan yumurta ve baba adayından alınan spermler kullanılır. Her iki taraftan alınan yumurta ve spermler uygun bir ortamda döllenir. Elde edilen embriyo, gelecekte kullanılmak üzere uygun koşullarda dondurulur. Bu işlem özellikle çocuk sahibi olmayı ileri yaşlara erteleyen çiftler için kullanılmaktadır. Tüp bebek tedavisi için başvuran anne ve baba adayından elde edilen sağlıklı embriyo sayısı birden fazla ise embriyolar dondurularak ileride kullanılır. Anne adayında transfer edilecek embriyo sayısı 2'den fazla değildir. Anne adayında daha uygun embriyolar varsa bu embriyolardan en uygun olan 2 tanesi tercih edilir. Dondurma işleminde özel olarak geliştirilmiş bir yöntem kullanılmaktadır. Bu işlemin uygulanması için uzman bir hekim görevlendirilir.
Embriyo Dondurma Nasıl Yapılır?
embriyo dondurma süreçte farklı yöntemler kullanılabilmektedir. Bu yöntemler arasında yavaş ve hızlı dondurma seçenekleri bulunmaktadır. Dondurma işleminde hangi yöntemin kullanılacağı bazı faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Hastanın geçmişi, işlem sırasında elde edilen embriyo sayısı ve embriyonun kalitesi gibi bazı faktörler etkili olmaktadır. Bu faktörler göz önünde bulundurularak uygun dondurma yöntemi tercih edilir. Dondurma işleminden geçen embriyolar -196 derecede saklanır. Embriyolar sıvı nitrojen içeren özel tanklarda muhafaza edilir. embriyo dondurma Uzlaşma sürecinde anne ve baba adaylarının hem yazılı hem de sözlü onayı alınır.
İşlem öncesi anne adayının sağlıklı yumurtalıkları alınır. Yumurtalar, baba adayından alınan sağlıklı spermlerle laboratuvarda döllenir. Döllenme sonucunda embriyo elde edilir. Oluşan embriyo anne ve baba adayının isteğine göre dondurulabilir. Dondurulmuş embriyo kullanılmak istendiğinde anne adayının rahmi hazır hale getirilir. Embriyolar daha sonra çözülür. Çözülen embriyolardan sağlıklı ve kaliteli olanlar belirlenir ve kateter ile rahime yerleştirilir. Bir sonraki süreç standart IVF sürecidir.
Embriyo Dondurma Hangi Durumlarda Yapılır?
embriyo dondurma İşlem için anne ve baba adaylarının onayı alınır. Çiftler sağlıklı embriyoları dondurup ileride kullanabilirler. Tüp bebek tedavisi sırasında dondurma işlemi yapılabilir. Endometriyal kalınlaşma yeterli değilse veya yumurtalıklar aşırı uyarılırsa dondurma yapılabilir. Embriyo transferi sırasında anne adayının hayatı için bir risk varsa dondurma işlemi yapılabilir.
Anne adayları farklı nedenlerle anne olmayı ertelemek isteyebilirler. Bazı anne adayları kendilerini henüz anne olmaya hazır hissetmiyorken, bazı anne adayları kariyer planları nedeniyle anneliği ertelemek isteyebilirler. doğumu ertelemek için embriyo dondurma işlemi tercih edilmektedir. Dondurma da bazı sağlık sorunları nedeniyle tercih edilmektedir. Bir kadın kanser gibi önemli bir hastalık nedeniyle doğurganlığını kaybedebilir. Kadının doğurganlığını koruması için embriyo dondurma İşlemi tercih etmeniz normaldir. Elde edilen embriyo dondurulmadan önce kadının yaşı dikkate alınır. Embriyo elde edildiğinde dondurma işleminin uygunluğu kadının yaşına göre belirlenir. 38 yaş altı anne adayları için embriyo dondurma İşlemin bir şansı var. 40 yaş üstü anne adayları için bu oran . Dondurulan embriyonun kalitesi transfer sırasında dondurulduğu zamanki ile aynı ise işlemin başarı oranı da aynı olacaktır.
Dondurulmuş Embriyo Saklama Koşulları
embriyo dondurma İşlemde dondurulan embriyolar farklı zamanlarda saklanır. Embriyo saklama süresi ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen bu saklama süresi boyunca embriyo kalitesi ve sağlığı korunur. Rahim zarı, saklanan embriyonun transferi için uygun olmalıdır. Embriyo rahim zarına tutunmaya uygun olduğundan transfer gerçekleşir. Embriyolar, geliştirme sürecinde erken dondurulabilir. embriyo dondurma İşlem genellikle 2., 3., 4. ve 6. günlerde yapılır. Embriyolar özel bir sıvı içinde saklanır. Aynı zamanda embriyonun saklanması için uygun sıcaklık sağlanmalıdır. Dondurulmuş embriyo sıvı nitrojen dolu bir tankta saklanır. Tanktaki sıcaklık -196 derecedir. Çiftler dondurma işlemini onayladıktan sonra herhangi bir biyolojik aktivite yapılmaz. Genellikle dondurma işlemi 5 yıl süreyle yapılır. Ama daha uzun süre embriyo dondurma yapılabilir. Bunun için Sağlık Bakanlığından onay alınması gerekmektedir. Anne adayının tekrar sağlıklı embriyo üretme şansı düşükse veya hiç şansı yoksa dondurma işlemi uzatılabilir.
Dondurma uzman doktor tarafından yapılır. Dondurma işlemi öncesinde bazı kontroller ve testler gereklidir. Dondurulduktan sonra embriyo çözülebilir. Çözülen embriyonun hayatta kalma olasılığı . Bir anne adayının hamilelik şansı yaşa bağlı olarak değişir. Çözülmüş embriyonun hayatta kalma oranı;
Çözülen embriyonun yaşama olasılığı da işlemin yapıldığı kliniğe ve hastaneye göre değişir. İşlemi gerçekleştiren ekibin bu alandaki tecrübesi önemlidir. Profesyonel ekibimiz ile merkezimizde sağlıklı ve güveniliriz. embriyo dondurma işlemi çalıştırıyoruz. Başarılı ve güvenilir bir işlem için siz de merkezimizi ziyaret edebilirsiniz.
Embriyo Dondurulması Bebek Sağlığını Etkiler mi?
embriyo dondurma Yıllardır uygulanan bir prosedürdür. Bu işlemin temel amacı çiftlere ileride anne baba olma şansı sunmaktır. Türkiye'de de dondurma işlemini tercih eden çiftlerin sayısı giderek artmaktadır. Son zamanlarda bu işleme olan ilgi artmış olsa da çiftlerin kafasında bazı soru işaretleri olabiliyor. Dondurma işlemini tercih etmek isteyen çiftler ileride doğacak bebeğin sağlığı konusunda endişe duyabiliyor. Dondurma işleminden sonra doğacak bebeğin sağlığı açısından herhangi bir risk dondurma i̇şlemi̇.
Dondurma işleminden sonra doğan bebek, anne ve babasının genlerine sahiptir. Bebeğin sağlığını etkileyecek herhangi bir risk yoktur. Donma nedeniyle oluşan gebeliklerde düşük yapma riskinin yüksek olduğu düşünülmektedir. Ama bu düşünce yanlış. Bu alanda yapılan bilimsel çalışmalardan sonra dondurulan embriyolar 10 ila 15 yıl arasında depolanır. Alınan izinler ile başarıyla saklanan embriyolar herhangi bir risk oluşturmaz. Taze bir embriyodan oluşan bir hamilelik ile donmuş bir embriyodan oluşan bir hamilelik arasında hiçbir fark yoktur. Hiçbir fark olmamakla birlikte anne ve baba adayının isteği üzerine embriyolar kullanılarak gebelik oluşturulabilir. Çiftlerin istediği herhangi bir zamanda gebelik denemesi yapılabilir ve bu gebelikte bebek sağlıklı doğabilir.
Dondurulduktan Sonra Embriyo Transferi
Dondurulmuş embriyonun transferi sırasında izlenmesi gereken bazı aşamalar vardır. Sağlıklı bir transfer için bu aşamaların uzman bir hekim tarafından takip edilmesi gerekmektedir. Dondurulmuş embriyo transferi için izlenen adımlar:
Embriyonun dondurulması için öncelikle yapılması gereken bazı testler ve tetkikler vardır. Test ve muayene sonrası uygun koşullarda dondurma işlemi uygulanır. İşlem sonrasında çiftler ne zaman embriyo transferi yapılmasını isterse transfer için hazırlıklara başlanır. Öncelikle endometrium gebelik için hazırlanmalıdır. Rahim hamileliğe hazır hale geldiğinde embriyo transfer günü belirlenir. Transfer günü belirlendikten sonra embriyo çözülür ve transfer işlemi gerçekleşir.
Transfer tamamlandıktan sonra işlem tamamlanmaz. Transfer işleminden yaklaşık 9-11 gün sonra anne adayına kan testi yapılır. Kan tahlilinde gebelik olup olmadığına bakılır. Hamilelik meydana geldiğinde, ultrasonla görmek için hala çok erken. Normal bir gebelikte önce kan testi yapılır, gebelik varsa kan testinde belli olur. Dondurulmuş embriyo ile gebelikte pozitif sonuç almak için kan testi de yapılır. Kan testindeki değerlere bakılarak gebelik oluştuğunu görmek mümkündür.
Donmuş Embriyo Ne Zaman Transfer Edilir?
Dondurulmuş embriyo transferi için anne adaylarına uygulanan iki farklı tedavi protokolü bulunmaktadır. Bunlar;
Şehir içi veya yurt dışından gelen hastalara ve adet düzensizliği olan hastalara ilaçlı transfer protokolü uygulanmaktadır. Anne adayının rahim astarını hamileliğe hazırlamak için bir ilaç protokolü uygulanır. İlaç protokolü uygulandıktan sonra transfer planı yapılır. Protokole göre adetten yaklaşık 2 buçuk hafta sonrasına ihtiyaç vardır.
Uzaktan gelmeyen ve adet düzensizliği yaşamayan hastalara ilaçsız protokol uygulanır. İlaçsız protokol, donma-çözülme protokolü olarak da bilinir. Bu protokole göre hasta donma-çözülme tedavisinin yapıldığı ayın adet kanamasının 2. veya 3. gününde kontrole çağrılır. Herhangi bir ilaç kullanılmadan yapılan bu tedavi yönteminde sık sık takipler uygulanmaktadır. Takiplerde ultrasonda yumurta kesesi incelenir. Aynı zamanda kan testi yapılarak LH, östradiol ve progesteron değerlerine bakılır. Bu değerler ile yumurtlama günü belirlenir. Daha sonra embriyonun çözülüp transfer edileceği gün planlanır.
Pek çok anne adayı donmuş embriyo transferinden önce nasıl hazırlanacağını merak ediyor. Anne adaylarına transfer öncesi detaylı bilgi verilir. Süreçle ilgili tüm detaylı bilgiler anne ve baba adaylarına aktarılır. Bu süreçte baba adaylarının yapması gereken özel bir durum bulunmamaktadır. Anne adayları için özel bir gereklilik yoktur. Ancak anne adayları nakil için merkeze gelecekleri zaman tıkalı idrarla gelmeleri gerekir. Bunun dışında özel bir hazırlığa gerek yoktur.
Embriyo Transferi İçin Doğru Takım Seçimi
Teknolojinin gelişmesi birçok alanda yeniliklere olanak sağlamıştır. Tıp alanında yapılan yenilikler sayesinde, embriyolar dondurulur ve ilerleyen yıllarda sağlıklı bir şekilde kullanılabilir. Kadınlar farklı nedenlerle embriyo dondurma talebinde bulunabilirler. Dondurma işleminin temel amacı ilerleyen yıllarda anne olma şansını korumaktır. Günümüzde kadınlar embriyo dondurma işlemi ile ileriki yaşlarında tekrar anne olma şansını korumaktadır. Son yıllarda yüksek başarı ile uygulanan bu işlem için tercih edilen ekip çok önemlidir. Doğru ekip tarafından uygulanan işlemden yüksek başarılı sonuçlar elde edilecek ve herhangi bir riskle karşılaşılmayacaktır. Merkezimizde uzman kadromuz ile dondurma ve transfer işlemini gerçekleştiriyoruz. Her hasta için büyük bir titizlikle süreci devam ettiriyoruz.
Dondurma işlemi öncesi anne ve baba adayları ile görüşüp süreç hakkında detaylı bilgi veriyoruz. Anne ve baba adaylarının sorularına doğru cevaplar veriyor ve onları bilgilendiriyoruz. Anne ve baba adayları ile dondurma ve nakil süreci boyunca iletişim halindeyiz. Profesyonel ekibimiz ile yapmış olduğumuz çalışmaları güvenle tercih edebilirsiniz. Dondurma ve transfer işleminin başarılı isimleriyiz.
PGS-PGT Preimplantasyon Genetik Tanı
KATEGORİLERİNFERTİLİTE7 Haziran 2022 Tarafından CK 0
Genetik bilimindeki son gelişmeler ve PGS-PGT ile tüp bebek yöntemiyle geliştirilen embriyoların incelenmesi mümkün olmuştur. Genetik seleksiyon anlamına gelen PGS - PGT tanı yöntemi, her yaş grubuna uygulanabilen, gebeliğe sağlıklı bir başlangıç yapılmasını sağlayan, tüp bebek denemelerinde başarı şansını artıran bir uygulamadır.
Embriyoda genetik tanı veya preimplantasyon genetik tanı ve preimplantasyon genetik tarama anlamına gelen bu PGS - PGT uygulamaları, yumurta hücrelerinin sperm hücreleri ile döllenmesinden sonra gelişmekte olan embriyolardan biyopsi yardımı ile bir veya daha fazla hücre alınarak yapılmaktadır. Bu hücreler özel yöntemler kullanılarak incelenir ve sayısal veya yapısal kromozom bozukluğu olup olmadığı veya tek gen hastalığı taşıyıp taşımadıkları belirlenir. Bu testler genetik bir hastalığı ya da anomalisi olan ve bu hastalık ve anomalilerin kalıtım yoluyla geçme ihtimali olan çiftlere önerilmektedir. Bu işlem ile sadece sağlıklı embriyolar anneye transfer edilir. Fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı bir bebeğin doğması için büyük önem taşımaktadır. Biz IVOX hastanesi olarak, Kıbrıs preimplantasyon genetik tarama Uygulamayı sizlere sunuyoruz.
Kimler PGS-PGT'ye İhtiyaç Duyar?
İleri Anne Yaş Faktörü
Anne adayı yaşlandıkça doğacak bebekte anöploidi riski artar. Yaş faktörü, yumurtadaki kromozomların bölünme sayısını etkiler. Bu nedenle embriyoda kromozom fazlalığı veya eksikliği oluşabilir. 35-39 yaş arası kadınların embriyolarında anöploidi riski varken, 40 yaş üstü kadınlarda bu oran daha fazla olabilir. Pgt genetik taramakromozomal olarak normal ve sağlıklı embriyoların implantasyonunu sağlar.
Tekrarlayan Gebelik Kaybı
Gebeliğin 20. haftasından önce 2 veya daha fazla gebelik kaybı. Nedeni değişebilir. Fetal anomaliler veya rahimdeki problemlerden kaynaklanabilir. Düşük vakalarının -80'inde kromozom anomalileri görülmektedir. Pgt genetik taramabu hasta grubuna sağlıklı embriyo transfer etme şansı ile gebelik başarı oranını arttırmaktadır.
Tekrarlanan Tüp Bebek Uygulama Başarısızlığı
Kaliteli ve sağlıklı embriyo transferine rağmen 3 veya daha fazla tüp bebek uygulamasının başarısız olmasıdır. Bu hasta grubu pgt genetik tarama hamilelik şansını arttırır.
Erkek Faktörü Kısırlığı
Erkeklerde gonadal yetmezlik, embriyolarda kalıtsal veya kalıtsal olmayan anomalilerin yüksek insidansı ile ilişkilidir. Sağlıklı erkeklerin spermlerinin %3 ile 8'i arasında kromozomal anormallikler vardır. Şiddetli kısırlık sorunu olan erkeklerde ise bu oran ile 74 arasındadır. PGS-PGT uygulamaları ile kromozom anomalileri ortadan kaldırılır ve gebelik şansı artar.
PGS-PGT Prosedürü Ne Zaman Uygundur?
Döllenmeden sonra in vitro kültür sisteminde embriyo 8-10 hücre aşamasına ulaşana kadar 3 günlük bir takip süreci başlar. Bu aşamayı geçen embriyolardan biyopsi yardımı ile bir veya birden fazla hücre alınır. Bu hücreler üzerinde belirli kromozomal testler yapılır. Genelde bu işlem anomalinin en sık görüldüğü kromozomlar üzerinde yapılır. 13, 16, 18, 21, 22, X ve Y kromozomları üzerinde yapılan bu işlem sonucunda kromozom bozukluğu olup olmadığı anlaşılır.
Biyopsi işleminden sonra embriyolar 5-6. güncel olarak takip edilmiştir. Blastosist aşamasına ulaşan embriyolardan sadece sağlıklı olanları anne adayının rahmine transfer edilir.
Embriyolardan Biyopsi Nasıl Alınır?
Embriyologlar tarafından mikroskop altında lazer yöntemiyle embriyolardan parçalar alınır. Embriyo 3 günlükken, 8-10 hücre aşamasında alınan blastomer biyopsisi veya blastosist aşamasında embriyonun dış hücre kütlesinden alınan trafoektoderm biyopsisi ile alınır.
Mozaisizm adı verilen sağlıklı ve sağlıksız hücrelerin karışma oranının düşük olması ve işlem sırasında embriyoya zarar verme olasılığı nedeniyle transektoderm biyopsisi blastomer biyopsisine tercih edilir.
Tek Gen Hastalıkları Nelerdir?
Tek gen hastalığı, DNA üzerinde kodlanmış tek bir gende mutasyon veya malformasyon sonucu oluşan genetik hastalıklar grubudur. Bu hastalık grubu genellikle akraba evlilikleri nedeniyle artmaktadır. Tek gen hastalıkları; Otozomal çekinik, otozomal dominant, X'e bağlı, Y kromozomuna bağlı ve mitokondriyal kalıtım yoluyla bebeğe geçebilir.
Tek gen hastalıklarının teşhisi, sağlıklı bir bireyin doğumu için büyük önem taşımaktadır. PGS-PGT uygulanabilecek hastalıkların listesini şu şekilde açıkladık:
Otozomal çekinik tek gen hastalıkları:
Otozomal dominant tek gen hastalıkları:
X kromozomuna bağlı tek gen hastalıkları:
PGS-PGT Preimplantasyon Genetik Tanı 2
Sağlıklı Bir Gebelik İçin Sağlıklı Embriyolar
Bu işlemler sonucunda embriyonun yapısal veya sayısal olarak doğru kromozom yapısına sahip olduğu anlaşılırsa bu sağlıklı embriyolar anne adayının rahmine transfer edildiğinden sağlıklı bir bebek doğar. PGS-PGT yöntemi ile kromozomun doğru sayı ve diziye sahip olup olmadığı anlaşılır ve kromozomal olarak sağlıklı embriyoların seçilmesi mümkündür. Dolayısıyla bu yöntem tüp bebek şansını arttıran bir işlemdir. Dahası Kıbrıs genetik taraması Bu hizmet ile bebeğe birçok hastalığın bulaşması engellenir. Bu durum aynı zamanda sağlıklı bir bebek sahibi olma olasılığını da artırır. Ayrıca yaştan bağımsız olarak tek embriyo transferi yapıldığından çoğul gebelik riskini azaltır. sen de Kıbrıs preimplantasyon genetik tarama Eğer işlemi düşünüyorsanız bizden güvenle hizmet alabilirsiniz.
Embriyolar Kromozomal Olarak Sağlıksız Olursa Ne Olur?
Tüp bebek laboratuvarında embriyolar mikroskop altında çok iyi incelense ve embriyo kaliteli ve sağlıklı bir embriyo görüntüsüne sahip olsa bile kromozomal olarak sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Mikroskop, kromozomal olarak sağlıklı olup olmadığını bilmek için yetersizdir. Çünkü pgt genetik tarama uygulama önemlidir.
PGS-PGT İşlemlerinin Amaçları Nelerdir?
Bireyler taşıdıkları kalıtsal hastalıkları doğmamış bebeklerine bulaştırma ihtimaline sahiptir. Bu nedenle genetik hastalığı olan kişilerin bu uygulamaları yaptırmaları sağlıklı çocuk sahibi olabilmeleri için önemlidir. Özel teknikler kullanılarak gerçekleştirilen bu işlemler, kalıtsal hastalıkların henüz embriyonik seviyedeyken tespit edilmesini sağlar. Kromozomdaki sayısal bozukluklar, yapısal anomaliler, tek gen hastalıkları ve cinsiyet kromozomuna bağlı hastalıklar tespit edilir. Dahası cinsiyet belirleme Bu sayede kalıtsal hastalıkların doğmamış bebeklere geçmesi önlenebilir.
İnfertil hasta gruplarında; Tekrarlayan tüp bebek denemeleri, ileri kadın yaşı, şiddetli erkek faktörü, tekrarlayan gebelik kayıpları gibi durumlarda gebelik şansını artırmak için uygulanır.
PGS-PGT Süreçlerinin Avantajları Nelerdir?
PGS Teknikleri Nelerdir?
Embriyonun normal ve doğru sayıda kromozoma sahip olup olmadığını belirlemek için kullanılan bu bütünsel tarama yöntemi, doğum oranlarını arttırdığı ve anomalileri önlediği için gebelik açısından başarı oranları yüksek bir yöntem haline gelmiştir.
Üçüncü gün gelişen embriyolardan tek hücre alınır ve floresan boyalarla boyandıktan sonra mikroskopta değerlendirilir. Bu yöntem eski bir yöntemdir. Boyanma nedeniyle hata yapma riski vardır ve 24 kromozomun sadece 7-9'unu tarayabilir. Günümüzde bu yöntem pek tercih edilmemektedir.
Bu yöntem, DNA miktarındaki değişiklikleri tespit eder. Tüp bebek uygulamalarında uzun süredir kullanılan FISH yöntemi ile sadece belirli sayıda kromozom taranırken, karşılaştırmalı kromozom taraması ile 22 otozomal ve 2 cinsiyet olmak üzere toplam 24 kromozom taranabilmektedir.
Kromozomlarda duplikasyonlar, delesyonlar ve translokasyonlar meydana gelebilir. Bu anne ve baba anormallikleri karşılaştırmalı kromozom taraması ile tespit edilebilir. Tek gen hastalıkları da bu yöntemle tespit edilir.
Bu yöntem ile hastaların tekrarlayan başarısız tüp bebek denemelerinin önüne geçilmiş olur. Tüm kromozomlar tarandığı için daha güvenilir bir uygulamadır. Daha fazla hücre incelendiği için sağlıklı analiz şansı sağlayan bir yöntemdir.
Bu yöntemle DNA amplifikasyonundan sonra normal olduğu bilinen ikinci bir DNA ile karşılaştırma yapılmakta ve kromozomlar üzerindeki hem yapısal hem de sayısal anomaliler bilgisayarlı bir sistemle tespit edilebilmektedir. Özel tekniklerle çeşitli işlemlerden geçirilen DNA parçalarının dizilimleri ayrı ayrı okunur ve değerlendirilir.
NGS yönteminin a-CGH yöntemine göre avantajları şunlardır:
Bu yöntemlerle sağlıklı embriyo transferi şansı sağlanmaktadır. Hamilelik oranları da önemli ölçüde artmaktadır.
NGS Tabanlı PGS Testi Embriyoya Zarar Verir mi?
Eğitimli ve deneyimli embriyologlar tarafından biyopsi yöntemi ile alınan ve incelenen bu yöntemin embriyoya hiçbir zararı yoktur. Biyopsi yapılan embriyolar daha sonra vitrifikasyon adı verilen ultra hızlı dondurma yöntemi ile tek tek dondurulur. Dondurma ve çözme işleminden sonra tedavilertüm embriyoların %5'inden daha azı canlılık kaybı veya tamamen bozulma ve canlılık kaybı yaşayabilir.
Yapılan çalışmalarda, NGS temelli PGS işlemi uygulanan ve doğumla sonuçlanan bebeklerde bu işlemin doğum kusurunu artırdığına dair bir detay bulunmamaktadır.
Çiftlerin PGS-PGT İşlemlerini Düşünme Nedenleri
PGS-PGT Prosedürleri ile Genetik Tarama
Bebeğin cinsiyetini belirlemek isteyen çiftler için genetik tarama yapılabilir. Yine, bir virüsün bulaşmasını önlemek için genetik hastalıkla ilgili bebeğe seks yapmak için, genetik tarama yapılabilir. Kıbrıs genetik taraması Bunun için bizi tercih edebilirsiniz.
Müsküler distrofi, hemofili, frajil X sendromu, otizm gibi hastalıkların doğmamış bebeğe bulaşmasını önlemek, genetik tarama önemli.
Bebeğin cinsiyetini belirlemek için çift tüp bebek tedavisine başvurmalıdır. Tüp bebek tedavisi ile yumurta ve sperm laboratuvar ortamında döllenir. Gelişmekte olan embriyoların 3-5'i. Embriyolara genetik işlem uygulanır.
Bebeğin cinsiyeti XY kromozomlarına bakılarak belirlenir. İstenilen cinsiyetteki embriyolar anne adayının rahmine transfer edilir. Genetik tarama İleti- cinsiyet belirleme %, kız veya erkek olarak 99,9 oranında doğru sonuçlar verir. Kıbrıs genetik taraması hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Ancak KKTC Sağlık Bakanlığı cinsiyetin keyfi olarak belirlenmesine izin vermemektedir.
PGS-PGT Testleri Nasıl Yapılır?
Çiftler, doğmamış bebeklerinin sağlık durumunu etkileyebilecek genetik hastalıklar hakkında fikir sahibi olmak, kalıtsal özelliklerini bilmek ve hastalığa neden olan sorunu belirlemek için bu testleri yaptırabilirler.
Öncelikle ailede teşhis edilen genetik bir hastalık varsa hasta çocuktan veya varsa aile üyelerinden, yoksa eşlerin anne ve babalarından ve eşlerinden kan alınır. Kurulum adı verilen bir hazırlık çalışması yapılır.
Daha sonra erken embriyolardan alınan hücreler ile genetik bozukluklar tespit edilir. Bu belirlemeden sonra anne adayının rahmine sadece sağlam embriyolar nakledilir.
Adım adım preimplantasyon teşhis adımları aşağıdaki gibidir:
PGT-PGS Yöntemleri Güvenilir mi?
Bu yöntemlerin uygulanabilmesi için öncelikle yumurtalıkların uyarılması, ardından yumurta hücrelerinin toplanması, sperm hücrelerinin toplanması ve son olarak da bu üreme hücrelerinin döllenmesi gerekmektedir. Döllenme sonucu gelişen embriyolardan alınan hücre örnekleri günümüz teknolojisinin sağladığı imkanlar sayesinde incelenmektedir. Hücreler hiçbir şekilde zarar görmemektedir. Hata payı %2 olarak kabul edilmektedir.
PGS-PGT İşlemlerinin fiyatları nedir?
sayfa fiyatları çiftin bireysel özelliklerine, kullanılan ilaçların dozuna, süresine ve biyopsi alınan embriyo sayısına göre seçilen tedaviye göre değişir. Bu nedenle sabit bir ücret yoktur. Ancak, faaliyetlerimiz hakkında detaylı bilgi sahibi olmak ve pgt fiyatları Almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Çiftlerin İşlemler Hakkında Bilmesi Gereken Detaylar
Genetik Tanının Önemi
Genetik materyalimizi ebeveynlerimizden alır ve genetik bilgimizin yarısını çocuklarımıza aktarırız. Genetik bilgimiz DNA yapısındadır. DNA molekülü filamentli bir yapıya sahiptir.
Her insanda yarısı anneden yarısı babadan olmak üzere 23 çift DNA bulunur. DNA'da kodlanmış genler, vücut fonksiyonları ve yapısı hakkında bilgi verir.
İnsan vücudu 23 çift DNA ve 46 kromozomdan oluşur. Bunların 22'si kadın ve erkekte aynıdır. Diğer çift ise cinsiyet kromozomlarıdır. Kadınlarda XX, erkeklerde XY'dir.
DNA ve kromozomlar çıplak gözle görülemez. Ancak özel genetik yöntemlerle incelenebilir. Genetik tanı yapılarak DNA'da veya kromozomlarda kodlanan genlerin sayısı ve yapısı belirlenebilir. genetik hastalıklar; Tek gen hastalıkları, kromozomal bozukluklar ve multifaktöriyel poligenik hastalıklar olmak üzere üç gruba ayrılır. Tek gen bozukluğu sonucu ortaya çıkan hastalıklara tek gen hastalıkları denir. Gen bozukluğu, genin baskın veya çekinik olmasına bağlı olarak değişen ve nesilden nesile geçme riski taşıyan bir durumdur. cinsiyet belirleme bu durum önlenebilir.
Genellikle tek bir gen kusuruna sahip olan ve sağlıklı bir görünüme sahip olan anne ve babalar bu geni çocuklarına aktarır. Her bir gen hastalığının kendine özgü hastalık semptomları ve hastalığın tipine bağlı olarak bir sonraki nesle geçme riski vardır.
Kromozom bozuklukları, kromozomun sayısal veya yapısal eksikliği veya fazlalığı sonucu ortaya çıkar. Her kromozom yapısal olarak iki çift olmalı ve sayısal olarak toplam 46 olmalıdır. Ayrıca ışık mikroskobunda boyanan ve incelenen kromozom çiftlerinin yapısal olarak birbirinin aynısı olması gerekir. Kromozomların bir kısmının eksikliği veya fazlalığı durumunda genetik materyalde dengesizliğe neden olur. Bu, embriyonun implantasyonunu önleyebilir. Bu durum gebelik kayıplarına veya üreme sorunlarına yol açabileceği gibi doğuştan anomalili bir bebeğin dünyaya gelmesine de zemin hazırlayabilir.
Teknolojinin gelişmesine rağmen genetik hastalıkların tedavisi halen mümkün değildir. Bu nedenle genetik hastalıkların önlenmesine yönelik tanı ve tarama yöntemleri ön plana çıkmaktadır. Genetik riskleri belirlemek veya tanı koymak için genetik hastalık riski taşıyan bireylerde genetik inceleme yapılması büyük önem taşımaktadır.
Sağlıklı embriyo seçimi için sıklıkla PGT-PGS yöntemi tercih edilmektedir. Bu yöntemle sadece bebek sahibi olamayan çiftler için değil, genetik hastalık riski taşıyan eşlerden birinin veya her ikisinin de taşıyıcı olduğu durumlarda sağlıklı bebek sahibi olma şansı vermektedir. Kıbrıs preimplantasyon genetik tarama Uygulama için bizi güvenle tercih edebilirsiniz.
IVOX Hastanesinde Güvenilir Hizmet Alın
IVOX Hospital & Tüp Bebek Merkezi olarak sağlık alanında hizmet verdiğimizin bilincindeyiz. Bu nedenle hassasiyet ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda sizlere sağlık hizmetleri sunuyoruz. pgt fiyatları Hastanemiz diğer hastanelere göre oldukça ekonomiktir. Kaliteli bir sağlık hizmeti için bizi güvenle tercih edebilirsiniz.
Uzman ve profesyonel doktorlarımız ve embriyologlarımız aracılığıyla Kıbrıs preimplantasyon genetik tarama Uygulaması ve sağlıklı bir süreç için bizden güvenle hizmet alın.
Sağlık hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi sahibi olmak, Kıbrıs Genetik tarama Bilgi almak veya randevu almak için iletişim numaralarımızdan bize ulaşabilirsiniz.
Mikroenjeksiyon ICSI baba adayından alınan tek bir spermin anneden alınan sağlıklı bir yumurtaya enjekte edilmesiyle yapılan tüp bebekte kullanılan bir dölleme yöntemidir. Klasik tüp bebek tedavisinde sperm ve yumurta hücresi laboratuvar ortamında karşı karşıya getirilir ve sperm hücresinin yumurta hücresini döllemesi beklenir. Klasik tüp bebek tedavisindeki döllenme, normal bir gebelikteki döllenmeye benzer. Tek farkı laboratuvar ortamında gerçekleşmesidir.
Bazı durumlarda sperm hücresi yumurta hücresini dölleyemez. Sperm hareketliliği, sperm hücresi sayısı ve morfolojisi yumurtanın döllenmesi için yeterli değilse bu yöntem kullanılır. Bu iki yöntem arasındaki tek fark döllenme aşamasıdır.
Mikroenjeksiyon ICSI ilk kez 1992 yılında Belçika'da uygulandı. Daha önce sperm sayısı 5 milyon/mL'nin altında olan veya sperm analizi çok düşük olan bireylerin çocuk sahibi olma şansı çok azdı veya hiç yoktu. Ancak teknolojinin ve tıp biliminin gelişmesiyle birlikte geliştirilen bu yöntem günümüzde yaygın ve sıklıkla tercih edilen bir uygulamadır.
Bu yöntem alanında uzman embriyologlar tarafından teknolojik mikroskoplar ve mikromanipülatörler kullanılarak uygulanmaktadır. Bu uygulamada baba adayından alınan spermler 400 kat büyütülerek incelenir, en sağlıklı ve en kaliteli spermler belirlenir ve bu yöntem için seçilir. Embriyolog, ince bir cam pipet yardımıyla yumurtayı tutar ve insan saçından 7 kat daha ince bir cam iğne ile tek bir sperm hücresini alır ve mikroskop altında doğrudan yumurta hücresine enjekte eder. Bu döllenme işleminden sonra hastanın takibi ve takibi gibi işlemler klasik tüp bebek işlemleri ile aynıdır.
Bu yöntemle döllenme yapıldığında sperm enjekte edilen her yumurta için yaklaşık bir başarı elde edilir. Diğer yöntemlere göre daha zahmetli olsa da çocuk sahibi olmak isteyen anne ve babalara kolaylık sağlayan bir üreme tekniğidir. Bu yöntemde tek bir sperm hücresi yeterli olduğu için sperm sayısı çok düşük olan erkekler veya ileri derecede infertil erkek hastalar bile çocuk sahibi olma şansına sahiptir.
Sperm Antikorları:
Bazı kadınların vücudunda sperm hücrelerine karşı antikor adı verilen maddeler salgılanır. Bu antikorlar sperm hücresinin yumurta hücresini döllemesini engeller. Bu gibi durumlar için antikorun miktarına ve niteliğine göre Mikroenjeksiyon ICSI tedavi tercih edilir.
Tüp Tıkanıklığı:
Kadınların herhangi bir nedenle tüplerinin tıkanması durumudur. Normalde cinsel ilişki sonrası rahim ağzına giren sperm hücreleri fallop tüplerine ulaşır ve yumurtlayan yumurta ile karşılaşır. Döllenme aşaması bu tüplerin içinde gerçekleşir. Ancak tüplerde herhangi bir nedenle tıkanıklık olursa döllenme işlemi gerçekleşmez. Çünkü, Mikroenjeksiyon ICSI tedavi bu tür çiftlerde başarı sağlar.
Mikroenjeksiyon Yönteminin Avantajları Nelerdir?

Mikroenjeksiyon Yöntemi ile Klasik Tüp Bebek Uygulaması Arasındaki Fark
Klasik tüp bebek uygulamasında baba adayından alınan çok sayıda sperm hücresi anne adayından alınan yumurta hücresinin etrafına bırakılır. Bu spermlerden herhangi biri yumurtayı döllediğinde hamileliğin gerçekleşmesi beklenir.
Mikroenjeksiyon ICSI Yöntemde tek bir sperm hücresi doğrudan yumurta hücresine enjekte edilir. Böylece üreme hücreleri doğrudan döllenme sürecine maruz kalır. Döllenme olasılığı ve gebelik oluşma olasılığı geleneksel tüp bebek yöntemine göre daha yüksektir.
Mikroenjeksiyon Uygulamasında Döllenme Şansı
Bu teknikte sperm hücreleri, mikroskop altında özel ekipmanlar kullanılarak doğrudan yumurtanın içine enjekte edilir. Genellikle döllenmenin gerçekleşmesi beklenir. Ancak bazı durumlarda döllenme gerçekleşmeyebilir. Döllenme gerçekleşir; Yumurta hücresinin kalitesi, sperm hücresinin kalitesine ve embriyologların tecrübesine bağlıdır.
Mikroenjeksiyon Yöntemi İle Gebelik Şansı Nedir?
Bu yöntemle gebelik olasılığı klasik tüp bebek yöntemine göre daha yüksektir. Yaşa göre değişmekle birlikte bu yöntemde gebelik şansı 80 ile 80 arasındadır. Ancak başarı şansı kişiden kişiye değişir. Yaş, yumurtalık rezervi, sperm parametreleri ve rahim içi durum gibi faktörler gebelik olasılığını etkileyen değişkenlerdir.
Mikroenjeksiyon Uygulaması İle Anomali Riski Artar mı?
Araştırmalarda, Mikroenjeksiyon ICSI Doğum yöntemiyle doğan bebeklerde, doğal olarak oluşan gebeliklerden doğan bebeklere göre farklı bir semptom, doğum kusuru veya genetik anomali açısından daha yüksek bir risk gözlenmedi. Genetik olarak anomali riski taşıyan ve aile öyküsünde anomali bulunan çiftlerde kromozom analizi faydalı olacaktır. Genetik tarama yapılarak anomali riski azaltılacaktır. Sağlıklı bir bebek için genetik muayene daha uygun olacaktır.
Mikroenjeksiyon Tekniği Nasıl Uygulanır?
Baba adayından alınan meni örneğinde en kaliteli spermler belirlenerek mikroskobik enjektörden alınır. Alınan bu sperm hücresi doğrudan anne adayından elde edilen yumurta hücresine enjekte edilir. Daha sonra gübreleme beklenir. Bu uygulamadan önce yumurtanın bulunduğu ortam temizlenir. Yumurta metafaz-2 aşamasındayken Mikroenjeksiyon ICSI Döllenme yöntemi ile döllenme işlemi tamamlanır.
Tek Embriyo Transferinin Önemi
Tek kişilik olduğundan embriyo transferi bu tedavi yöntemi uygulandığında çoğul gebeliklerin ve bu gebeliklere bağlı komplikasyonların oranları azalmıştır. Çoğul gebeliklerde; erken doğum, bebeğin anne karnında ölmesi, erken su gelmesi, gebeliğe bağlı şeker ve tansiyon hastalıkları gibi hastalık riskleri vardır. Tek embriyo transferi ile bu risklerin önüne geçilmektedir.
Mikroenjeksiyon Yaptıranlar İçin Risk Var mı?
Herhangi bir tıbbi prosedürde olduğu gibi Mikroenjeksiyon ICSI Sürecin içerdiği bazı riskler var. İşlem sırasında ortaya çıkabilecek bazı potansiyel riskler şunlardır:
Ancak bu işlem uzman embriyologlar tarafından uygun laboratuvar koşullarında yapıldığında risk minimuma inmektedir. IVOX hastanesi olarak konusunda uzman ve deneyimli embriyologlarımız ile sizlere bu alanda hizmet vermekteyiz. Bu nedenle bu tedavi protokolü için bizi güvenle tercih edebilirsiniz.
Mikroenjeksiyon Yönteminde Sperm Seçimi
Kaliteli sperm seçimi, gebe kalma şansını artırmak için önemlidir. İyi bir görünüme sahip sperm hücreleri; Kromozom sayısındaki fazlalık veya eksiklik ve spermin olgunluğu açısından, Mikroenjeksiyon ICSI İşlem için yeterli kalitede ve sağlıklı hücreler olmayabilir. Sperm hücresinde herhangi bir hasar varsa gebelik kürtaj ile ilerleyebilir. Bu nedenle sperm seçimi, Mikroenjeksiyon ICSI uygulaması için önemlidir.
Baba adayından alınan sperm hücreleri 400 kat büyütme ile incelenir ve morfolojik sorun oluşturmayan sperm hücreleri tespit edilir. Sadece pürüzsüz bir görünüme sahip olan sperm hücreleri, DNA'larının doğruluğu veya olgunluğu hakkında bilgi vermezler.
Sperm slow adı verilen özel bir solüsyon yardımıyla sperm hücreleri ayırt edilir. Bu solüsyonda normal kromozom yüzdesi yüksek olan olgun sperm hücreleri kolaylıkla tespit edilebilir. Bu sayede kaliteli embriyolar ve sağlıklı sonuçlar elde edilir.
Mikroenjeksiyon Tedavisinin Aşamaları
Hastalarımızın durumuna göre farklı tedavi protokolleri uyguluyoruz. Genellikle hastanın tedaviye karar vermesi ile süreç başlıyor. Hasta ilk adet dönemi ile birlikte doğum kontrol hapı almaya başlar. Doğum kontrol hapı kullanmanın amacı; yumurtalık kistini önlemek, zamanında adet görmek ve bir sonraki ay tedaviye kolay başlamaktır. Doğum kontrol hapı 21 gün süreyle kullanılır. Bu haplar bittikten 10 gün sonra yeni adet dönemi başlar.
Yumurtalıkları uyarmak için adetin 3. gününde hormon içeren enjeksiyonlara başlanır. Bu uygulama yumurtalıklarda birden fazla yumurta hücresinin gelişmesini sağlamak için önemlidir. Hamilelik şansını artıran bu uygulamanın süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 10-12 gün sürmektedir. Bu hormon tedavisine başladıktan 6 gün sonra tedavi protokolüne antagonistler eklenir. Antagonistlere tedavi sonuna kadar devam edilir. Yumurta gelişimi ultrason ile takip edilir.
Yumurta hücreleri belirli bir büyüklüğe ulaştığında yumurtalar için farklı bir hormon iğnesi kullanılır. Toplama için olgun yumurtalar seçilir. Bu enjeksiyondan 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır. Bu hormon enjeksiyonunun zamanında yapılması büyük önem taşımaktadır.
Baba adayından alınan sperm hücresine yumurta enjekte edilerek. Mikroenjeksiyon ICSI yöntem uygulanır. Mikromanipülatör adı verilen bir cihaz yardımıyla her bir sperm hücresi bir yumurtanın içine enjekte edilir. Bu işlem yumurtaların dış yüzeyi temizlendikten sonra yapılır. Bu işlemden sonra yumurtalar özel solüsyonlar içeren kaplarda kuluçka cihazlarına alınır. 12-15. Döllenme saatin sonunda gerçekleşir. Döllenme süreci mikroskop altında tespit edilir. Yumurtaların döllenip döllenmediği, Mikroenjeksiyon ICSI Tedavinin en önemli aşamasıdır. Yumurta toplama aşamasından bir gün sonra tespit edilebilir. Tespit edildikten sonra sonuç hastaya bildirilir. Böylece embriyo transfer zamanına karar verilir. Ne zaman transfer edileceğine embriyoların kalitesi ve sayısına göre karar verilir.
Döllenmeden sonra embriyo oluşur. Embriyo transferi yumurta toplama işleminden 48-72 saat sonra, bazen de 120 saat sonra yapılır. Embriyolar ince bir plastik tüp kateter yardımıyla rahim içine yerleştirilir. Bu işlem hassasiyet ve dikkat gerektirir. Embriyo transferi ağrısız bir işlemdir. Anestezi gerektirmeyen bu işlemin uygulanmasından sonra yarım saatlik bir dinlenme süresinin ardından taburcu olabilirsiniz. Bu işlemden iki hafta sonra gebelik testi yapılır.
Hastalarımıza embriyo transfer işleminden sonra progesteron hormonu veriyoruz. Progesteron, hamilelikte koruyucu rolü olan ve aslında vücut tarafından üretilen bir hormondur. Hastada progesteron eksikliği varsa bu destek yardımı ile erken düşük durumlarının önüne geçilir. Hasta gebe ise progesteron desteği gebeliğin 12. haftasına kadar devam ettirilir.
Yumurta Toplama Ağrılı mı?
Yumurtalar kısa süreli genel anestezi altında transvajinal ultrason aspirasyonu ile yumurtalık foliküllerinden direkt olarak alınır. İşlem ağrısız bir işlemdir.
Mikroenjeksiyon Aşaması Ne Kadar Sürer?
Mikroenjeksiyon ICSI İkinci aşama, yumurtalık uyarımı sonrası toplanan her olgun ve büyük yumurtaya bir spermin enjekte edilmesi aşamasıdır. Bu işlem olgun yumurta sayısına göre değişmekle birlikte ortalama 10-20 dakika sürer. Bu işlemden sonra yumurtalar özel solüsyon içerisinde kuluçka cihazlarına alınır. Ertesi gün döllenip döllenmedikleri kontrol edilir.
Bu Tedavi Sonucu Yumurtalık Rezervi Azalır mı?
Tüp bebek için yumurtaların uyarılması yumurtalık rezervini azaltmaz, yumurtalık rezervinin tükenmesine neden olmaz.
İnkübatör Nedir?
İnkübatör, embriyo kültürü için istikrarlı ve temiz bir ortam sağlar. Embriyoların hayatta kalması için gerekli sıcaklık, karbondioksit ve oksijen seviyelerine sahiptir ve anne rahmini taklit eder.
Mikroenjeksiyon Yöntemi Tekrarlanabilir mi?
Mikroenjeksiyon ICSI Başvuru başarısız olduğunda yeniden başvurulabilir. Bu yöntemin herhangi bir sınırlaması yoktur. Ancak tedavi sırasında hormon ilaçları kullanıldığı için uyarılan yumurtalara bağlı olarak östrojen hormonu da artar. Bu vücutta karışıklık yaratır. Bu nedenle vücudun kendini toplaması için 2-3 adet döneminden sonra tedaviye yeniden başlamak daha uygun olacaktır.
Mikroenjeksiyon İşlemi ve Aşı İşlemi Farklıdır
Aşılama işleminde baba adayından alınan meni içindeki spermler yıkanarak kateter vasıtasıyla rahme gönderilir. Aşılamada başarı oranı ile 15 arasındadır.
Klasik tüp bebek tedavisi veya bu tedavi protokolü 3 kez aşı yaptıran ancak başarılı olamayan çiftlere başlanır.
İnfertilitede Mikroenjeksiyon Başarılı Bir Tedavidir
Kısırlık, çocukların doğal yollarla dünyaya gelmesini engelleyen bir durumdur. Kısırlık sorununun varlığında klasik tüp bebek yöntemi çocuk sahibi olmak için yeterli bir yöntem değildir. Kısırlık varlığında bu yöntem gebelik oluşumu için başarı sağlar. Aynı zamanda bu süreçte kaliteli sperm kullanıldığı için döllenme şansı artar. Anne adaylarında yumurta toplamadan soyma ve gübrelemeye kadar yapılan titiz çalışmalar başarı olasılığını artırmaktadır. Bu nedenle kısırlık artık bir sorun olmaktan çıkmakta ve çiftlerden birinde veya her ikisinde görülen kısırlık çocuk sahibi olmaya engel olmamaktadır.
Eğer kısırlık probleminiz varsa bu yöntemle tüp bebek tedavisi için bizi güvenle tercih edebilirsiniz.
Mikroenjeksiyon Vazektomide Etkili mi?
Doğum kontrol yöntemlerinden biri olan vazektomi, erkeğin sperm kanallarının işlev bozukluğu anlamına gelir. Daha önce vazektomi geçirmiş bir adam Mikroenjeksiyon ICSI yöntemle çocuk sahibi olabilirler. Erkek testislerinden alınan spermler bu yöntemle yumurtaya yerleştirilir.
Tedaviden Önce Yapılması Gereken Testler
Mikroenjeksiyon ICSI Hastanın yaşı, ultrason sonuçları ve hormon testlerine göre bir tedavi planı oluşturulmalıdır. Hem erkek hastanın hem de kadın hastanın kapsamlı test ve muayenelere tabi tutulması ve detaylı bir incelemenin yapılması önemlidir. Bunun gibi Mikroenjeksiyon ICSI İlaç tedavisine başlamadan önce gerekli veriler toplanır.
Kadın için:
Erkekler için:
Mikroenjeksiyon Tedavi Maliyeti
Hastaların yaşı, yumurtalık rezervi ve istenilen tetkik ve tetkiklere göre ücret değişebilmektedir. Tedavi öncesi bazı tetkikler ve tetkikler istenir. Erkek hastalarda sperm analizi, kadın hastalarda yumurtalık rezerv ölçümü için hormon testleri ve ultrason muayenesi istenerek tedavi protokolü oluşturulur. Bu nedenle, maliyet değişir. IVOX hastanesi olarak hizmetlerimizi ekonomik fiyat politikası ile sizlere sunuyoruz.
Mikroenjeksiyon İşleminin Önemi
Yüksek gübreleme oranı, Mikroenjeksiyon ICSI Yöntemin oldukça avantajlı bir yöntem olmasının ana nedenlerinden biri de budur. Özellikle sperm sayısı, hareketliliği ve kalitesi ile ilgili sorunlar düşünüldüğünde, Mikroenjeksiyon ICSI Yöntemin önemi daha da netleşiyor. Çünkü bu problemlerin varlığında klasik tüp bebek yöntemi ile döllenme olasılığı düşüktür. Özellikle azospermi gibi durumların varlığında döllenme neredeyse imkansız hale gelir. Sağlıklı spermler yumurtaya kendileri girip döllenme işlemini gerçekleştirirken, Mikroenjeksiyon ICSI Tedavi seçimi ile döllenme sürecine yardımcı olur.
Bu işlem tek bir sperm hücresi ile sağlanabileceğinden en kaliteli sperm hücresi seçilerek döllenme şansı artar. Azospermi gibi durumların varlığında eğer menide hiç sperm yoksa testisten birkaç sperm hücresinin alınması gibi bir durum söz konusu olabilir. TESE gibi yöntemlerle sperm hücresi alınarak Mikroenjeksiyon ICSI aşamasına geçilebilir. Yani azospermi gibi durumların varlığında dahi çocuk sahibi olma şansı devam eder.
1992 yılında başlayan bu uygulama, kısır çiftlerin dünyaya çocuk getirmesine yardımcı olmuştur. Yardımcı üreme teknolojisi ve tıp uzmanları tarafından yapılan doğurganlık tedavisi, kısır çiftler için bir umut olmuştur. Tüm dünyada yaygınlaşan bu uygulama özellikle kısırlık sorunu için devrim niteliğinde bir tedavi yöntemidir. Son yıllarda yumurta rezervi az olan kadınlarda da bu işlem tercih edilmektedir. Bu tedavinin klasik tüp bebek tedavisine tercih edilmesinin en önemli nedeni döllenme oranının yüksek olmasıdır.
IVOX Hastanesinde Güvenle Mikroenjeksiyon Tedavisi Alın
Geleneksel tüp bebek tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda çiftler Mikroenjeksiyon ICSI tedavi için başvurabilir. Başarı olasılığını artırmak isteyen çiftler de tercih edebilir. Mikroenjeksiyon ICSIBirçok nedenden dolayı tercih edilen ve son zamanlarda sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.
Mikroenjeksiyon ICSI İşlem mikrocerrahi gerektiren çok hassas bir tedavi yöntemidir. Bu mikro işlem deneyimli embriyologlar tarafından optimum laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmezse, döllenme başarısızlığı, yumurtaların canlılığını kaybedecek noktaya gelmesi, embriyo gelişiminin başarısızlığı, embriyo kalitesinde problemler gibi durumlar olabilir. .
Mikroenjeksiyon ICSI İşlemde sadece olgun ve sağlıklı yumurtalar kullanılır. Yumurta başına bir; Hızlı, hareketli, morfolojik olarak en düz görünen spermler tespit edilerek pipet yardımı ile alınır ve sperm hareketini yavaşlatan bir solüsyona aktarılır. Bu solüsyonda spermin kuyruğu kırılır ve kuyruğu kırılan sperm hücresi yumurtanın sitoplazmasına yerleştirilir. İşlem bittiğinde yumurtalar taze kültür suyuna aktarılır ve döllenme kontrolüne kadar inkübasyona bırakılır.
Bu kadar detaylı, sofistike ve kapsamlı bir uygulamayı güvenilir ve kaliteli bir hastanede almak doğru seçim olacaktır. Sağlık kuruluşlarının ve uzman hekimlerin tüm teknik donanıma sahip olması başarı şansını artırmaktadır. IVOX hastanesi olarak uzman ve deneyimli kadromuz, yenilikçi tavrımız, teknolojik cihaz ve ekipmanlarımız ile sizlere sağlık alanında hizmet vermekteyiz. Kaliteli ve sağlıklı bir hizmet süreci için bizi güvenle tercih edebilirsiniz.
Hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak veya randevu almak için iletişim bilgilerimizden bize ulaşabilirsiniz.
Çocuk sahibi olma isteğine rağmen gebelik her zaman doğal yollardan gerçekleşmeyebilir. Bu durumda IVF Tedavisi bir çözüm olabilir. Bu tedavi in vitro fertilizasyon (IVF) olarak adlandırılabileceği gibi üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında bir araya getirilmesi olarak da tanımlanabilir.
Hamilelik, insan üreme sürecinin başlangıcıdır ve normal bir hamilelikte erkek spermi kadın yumurtasına nüfuz eder. Yumurtalıktan olgunlaşmış bir yumurta salındığında, yumurtlamadan sonra vücudunda döllenmeye geçer. Döllenmiş yumurta daha sonra rahim duvarına girer. Bu nedenle cinsel ilişki sonrası sperm ve oositin birleşmesi ile oluşan yeni hücre anne adayının rahmine yerleşir. Yeni hücre burada bölünerek gelişir ve fetüsün oluşumunu sağlar.
Tüp bebek sırasında, yumurtalıklardan olgun yumurtalar alınır ve laboratuvar ortamında sperm ile döllenir. Döllenmiş yumurtalar (embriyolar) veya döllenmiş yumurtalar (embriyolar) daha sonra rahme transfer edilir. Döngü yaklaşık üç hafta sürer. Bu adımlar farklı bölümlere ayrılmıştır ve bazen daha da uzun sürebilir.
Üreme tedavilerinden biri Tüp bebek Tedavi laboratuvar ortamında gerçekleştirildikten ve embriyo anne adayının rahmine transfer edildikten sonra gebelik süreci normal bir gebelik gibi devam eder. Tıptaki gelişmeler sayesinde artık çocuk sahibi olmak eskiye göre daha kolay ve söz konusu tedavi bu alanda üremeye yardımcı olan ve başarı oranı en yüksek tedavilerden biri. Son yıllarda Kıbrıs'ta bu alanda büyük bir değişim yaşanmış ve Kıbrıs IVF Hastanemiz tedavide başarı oranı yüksek operasyonlar gerçekleştirmektedir. Rahat ve güvenli bir alanda tüm sürecin hassas bir şekilde yürütülmesi sayesinde çocuk sahibi olmayı hayal edenlerin hayallerine ulaşmasına yardımcı olunmaktadır.
IVF nedir?
Çift bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye girmesine rağmen hamile kalmazsa, doğal olarak çocuk sahibi olamama ihtimali devreye girer. Bu durumda sağlık kontrollerinin yapılması önerilir. Anne adayı 35 yaşından büyükse bekleme süresi 6 ay olacaktır.
Hamileliğin doğal olarak gerçekleşmesi için kadın üreme sisteminin yanı sıra hormonal sistem ve diğer organların birlikte ve uyum içinde çalışması gerekir. Birincisi, beyindeki hipotalamus bölgesi, beyindeki hipofiz bezini uyarır. Hipofiz bezi FSH ve LH hormonlarını salgılar. Dolaşım sistemi ile yumurtalıklara yani yumurtalıklara ulaşan hormonlar, yumurtalık rezervindeki yumurta köklerini uyarır. Bu sayede yumurtaların bir kısmı olgunlaşma aşamasına geçer.
En sağlıklı yumurtaların çatlaması ile yumurta, yumurtalık ile rahim arasında bir nevi kanal olan fallop tüplerine atılır. Burada döllenecek yumurtaların ömrü 24 saat civarındadır. Ancak erkek üreme hücresi spermi kadın vücudunda 4-5 gün canlı kalabilmektedir. Bu nedenle yumurtlamadan önce veya yumurtlama gününde cinsel ilişkiye girilirse döllenme gerçekleşebilir.
Döllenme işlemi sırasında yumurtadaki folikül östrojen salgılar ve rahim duvarını kalınlaştırır. Yumurta döllendikten sonra rahme gelir ve embriyo kalınlaşan rahim duvarına tutunduğunda gebelik süreci başlar. Tüm bu süreçte kadın veya erkekte çeşitli üreme bozuklukları meydana gelebilir. Bu durumda çiftler üzerinde muayene ve testler yapılır ve ardından yardımcı üreme tedavi yöntemlerinden biri olur. Tüp bebek tedavi tercih edilir.
Bu tedavi yönteminde anne adayından alınan yumurtalar ve baba adayından alınan sperm hücreleri laboratuvar ortamında döllenir. Daha sonra oluşan embriyo transfer yöntemi ile anne adayının rahmine transfer edilir. Yaklaşık 2 hafta sonra anne adayına gebelik kan testi yapılır. Beta HCG seviyesi kontrol edilir. Test sonucu pozitif çıkarsa gebelik süreci başlar. Bu şekilde sağlanan gebelik süreci normal gebelik sürecinden farklı değildir. Hamilelik normal seyrinde devam eder.
Tüp Bebek Gerekli Koşullar
Kıbrıs IVF tedavisinde önemli bir yer tutar. Ancak bu tedavi için bazı şartlar gereklidir. Tedavi, anne adayından alınan yumurtaların laboratuvar ortamında baba adayının spermleri ile döllenmesi ve sonrasında en sağlıklı embriyoların seçilerek rahme yerleştirilmesidir.
Kıbrıs IVF Tedaviye başlamadan önce hem anne hem de baba adayının üreme yetenekleri değerlendirilir. Ardından anne adayının yumurtalarının olgunlaşma sürecine girmesi hedeflenir. Bunun için hormon tedavisi uygulanır. Daha sonra çatlatma iğnesi yapılır ve yumurtaların foliküllerinden çıkması sağlanır.
Yumurta toplama işleminde anne adayının olgunlaşan yumurtaları transvajinal ultrason ile toplanır. Bu sırada baba adayından sperm hücreleri alınır. Her ikisi de laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenme sağlanır. Oluşan embriyolar arasında en sağlıklısı yani en iyisi Tüp bebek Ultrasonografi eşliğinde anne adayının rahmine transfer edilir. Transfer işleminin ardından çift yarım saat bekletilerek evlerine gönderilir.
Bazı tedavilerde birden fazla embriyonun anne rahmine transfer edilmesi gerekebilir. Bu durumda çoğul gebelikler oluşabilir. Bu tedavi menopoz öncesi her yaşta kişiye uygulanabilir. Ancak 40 yaşından sonra gebelik şansının azaldığı bir gerçektir.
Bu tedavinin uygulanmasında herhangi bir üst sınır yoktur. Ancak tüp bebek fiyatları Sürecin psikolojik yönü de düşünülerek doğru yerde, doğru zamanda, uzman doktorların gözetiminde tedaviye başlanmalıdır. Tedavi için 35 yaş altı kadınların 1 yıl, 35 yaş üstü kadınların 6 ay korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye girmiş olmaları ancak gebelik elde etmemiş olmaları gerekir.
Tüp Bebek Hangi Durumlarda Tedavi Tercih Edilir?
Tüp bebek Tedavi çeşitli durumlarda kullanılır. Sebebi ne olursa olsun tedavi süreci uzman bir doktor kontrolünde planlanıp takip edilse de aşağıdaki durumlarda bu tedavi tercih edilebilir:
Talasemi ve kistik fibroz gibi bazı genetik bozuklukları olan çiftlerin embriyolarında PGD ile gebelik oluşmadan önce, bebek sonlandırılmadan hastalık teşhis edilebilir ve bu embriyo elimine edilebilir.
Ayrıca preimplantasyon genetik tanı sadece bu tür genetik bozukluk riski taşıyanlar için değil, yapısal kromozomal bozukluklardan kaynaklanan tekrarlayan düşükler nedeniyle sağlıklı gebelik elde edemeyen çiftler için de bir seçenektir.
tüp bebek fiyatları Bunun dışında en çok merak edilen konulardan biri de tedavinin aşamalarıdır. 1978 yılındaki ilk başarılı tedaviden bu yana pek çok ilerleme kaydedilmiş ve alınmaya devam etmektedir. Bugün, tedavi esas olarak aşağıdaki amaçlar için gerçekleştirilir:
Bazen sperm hücrelerinin genetik olarak sınıflandırılması gerekir ve bununla mevcut bozukluklar belirlenir. Bunları ortadan kaldırmak için bazı uygulamalar yapılmaktadır. Son olarak ayrılan sağlıklı spermler, anne adayından alınan yumurtalara mikroenjeksiyon ile enjekte edilir. Bu şekilde embriyoların oluşumu sağlanır.
Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranı
Tüp bebek tedavide başarı her geçen gün artmaktadır. Bunda tıp, teknoloji, farkındalık ve sağlık personelinin tecrübesi önemli rol oynamaktadır. Başarı oranları hastanın yaşı, daha önceki tedavi girişimlerinin sayısı, kısırlık nedenleri, geçirilmiş cerrahi operasyonlar ve diğer faktörlerle ilişkili olmakla birlikte. Bu nedenle başarı oranı kişiden kişiye değişir. Ancak yüksek standartlı bir tedavi merkezinde yapılan operasyonlarda, yumurta gelişinin beşinci gününde embriyo transferinden sonra kaliteli bir embriyonun rahme yapışma olasılığı 30-40% civarındadır.
Bu oran 40 yaş üstü anne adayı için yüzde 10'a düşebilir, 20'li yaşlardaki anne adayı için yüzde 70'e kadar çıkabilir. Tekrar Kıbrıs IVF Tedavi merkezleri arasında güçlü bir rekabet vardır. Bu nedenle başarı oranlarını artırmak için uygulanan birçok ek yöntem ve araştırma bulunmaktadır. Tüm bunlar beraberinde yeni araştırmaları getiriyor ve her yeni araştırma tedavi konusunda yeni ufuklar açılmasına vesile oluyor.
Söz konusu tedavide sağlık merkezleri başarı oranlarını artırmak için belirli yaklaşımlar sergilemektedir. Bunlardan ilki teknolojik altyapının iyileştirilmesidir. Teknolojik altyapı ile birlikte iç koşullara yakın bir ortam sağlanmalıdır. Embriyolar laboratuvar ortamında kalırken kayıpların azaltılması gerekmektedir. Özellikle son yıllarda klinik kalite, kontrol ve toplam kalite yönetimine ciddi yatırımlar yapılmıştır. Elektronik ve yazılım tabanlı kalite kontrol sistemleri kurulmuş, laboratuvarların 7 gün 24 saat izlenmesine olanak sağlanmıştır. Tüm detaylara monitör üzerinden erişilebilir.
Diğer bir konu ise laboratuvarda elde edilen gamet hücrelerinin ve embriyoların kalitesinin yeni teknolojilerle seçilmesi için kullanılan girişimsel ve girişimsel olmayan uygulamalardır. Bu yöntemlerden çokça bahsedilir ve bunlar arasında preimplantasyon genetik tanı (PGD), endometriyal kokültür (yapay rahim), metabolomik analiz, embriyoların özel kamera sistemleri ile canlı görüntülenmesi sayılabilir.
Belirtilen yöntemlerle çocuk sahibi olduğuna dair yazılı ve görsel medyada birçok ifade yer almaktadır. Ancak her yeni teknolojinin herkes için beklenen faydayı sağlayamayacağı da unutulmamalıdır. Yani bir yöntemin veya cihazın tedavinin başarısını arttırdığını söyleyebilmek için öncelikle doğru aday çifte doğru yöntemin uygulanması gerekir.
Ayrıca geniş bir hasta grubu üzerinde, doğru çalışma yöntemi ve istatistiksel yöntemler kullanılarak sonuçlar tarafsız bir şekilde değerlendirilmelidir. Tıbbın her alanında olduğu gibi Tüp bebek Tedavilerinde birçok yeni ekipman, uygulama veya yaklaşımdan bahsedilebilir. Böylece uygulamalar kontrollü ve programlı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Burada hizmet alan çiftlere de önemli bir görev düşüyor ve konu ile ilgili doğru ve detaylı bilgileri paylaşmaları gerekiyor. Aynı şekilde, uygulayıcılar sonuçları ticari kaygılar olmaksızın objektif olarak iletmelidir. Bilimsel ilerlemenin sağlanabilmesi için tüm bu ayrıntılara azami özen gösterilmelidir.
Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranlarını Etkileyen Faktörler
Kıbrıs IVF Tedavide başarı oranı yüksektir ve hastanemiz bu alanda üst düzey uygulamalar yapmaktadır. Tedavilerdeki başarı düzeyi bir takım faktörlere göre değişebilmektedir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
Obezite, hamile kalma ve bebek sahibi olma şansını azaltan bir diğer faktördür. Birçok hastalığın kaynağı olan obezite, yaşam kalitesini ve vücut fonksiyonlarını doğrudan etkiler. Ayrıca hamile kalma şansını da azaltır. Alkol tüketimi ve aşırı alkol tüketimi de tüp bebek yöntemi ile hamile kalma olasılığını azaltır.
Yine bazı ilaçların kullanımı, bazı ilaçların sık ve yoğun kullanımı. Kıbrıs IVF tedavileri ile gebelik oranlarının düşmesine neden olur. Merkezimizde tüm bu detaylarla ilgilenilip, bilgilendirilmekte ve aşılması gereken bir sorun varsa ve zamanında düzeltilebilirse bu yönde bir tedavi başlatılmaktadır. Stres önemli bir faktör olduğu için uzmanlarımız da süreç boyunca anne baba adaylarına psikolojik destek vererek tedavinin en rahat şekilde devam etmesini sağlar.
IVF fiyatları oldukça değişkendir. IVF fiyatları ile ilgili araştırma yapanlar tedavinin uygulanacağı klinik ya da merkeze göre farklı fiyatlarla karşılaşırlar. Burada odaklanılması gereken öncelik IVF fiyatları değil tedavinin başarısıdır. Doğru tedavi planının bebek sahibi olma şansını artıracağı düşünülerek kaliteli, donanımlı ve yenilikçi merkezler seçilmelidir.
Yukarıda belirttiğimiz gibi tedavi farklı aşamalardan oluşur ve hastaların özelliklerine göre her aşamada farklı uygulamalar gerekebilir. Bu nedenle tedavi detaylarına göre tüp bebek fiyatları farklılık gösterir.
Kurum olarak hastalarımızın mutluluğunu ve memnuniyetini her zaman ön planda tutuyoruz. Bu nedenle dünya standartlarında hizmet veriyor, en gelişmiş altyapı ve ekipmanlarla yanınızdayız. öncelik tüp bebek fiyatları bunun yerine hayallerinizin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini sağlıyor ve tedavi sürecini gerektiği gibi planlıyoruz. Her biri alanında eğitimli, deneyimli, güler yüzlü, empati becerisi gelişmiş yenilikçi bir kadro ile çalışıyoruz. Yüksek başarı oranlarımız ile yüzlerce çiftin hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı oluyoruz. Bunu yaparken, en uygun tüp bebek fiyatları En iyi fiyatlandırmayı sağlıyoruz. Yine de ortalama maliyeti öğrenmek ve fiyat talebinde bulunmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.